Çeviri Yapmadan İngilizce Konuş

Anasayfa » Neden İngilizce Konuşamıyorum

Neden İngilizce Konuşamıyorum kursumuzun on dördüncü dersi olan Çeviri Yapmadan İngilizce Konuş dersimize hoş geldiniz! Bu dersimizde aşağıdaki konu başlıklarına değineceğiz:

Bu makalenin dilini değiştirmek için aşağıdan istediğiniz dili seçiniz. Dili değiştirdiğiniz tüm sitenin dili de değişecektir. Tüm eğitim videolarımızın hem Türkçe hem de İngilizce alt yazıları bulunmaktadır.

İsterseniz menüden English ve Türkçe linklerine tıklayarak sitesinin ve derslerin dilini istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Yeni diller eklediğimiz takdirde, orada göreceksiniz.

Ders PDF’ini İndir

Bu dersin ücretsiz PDF’ini indirmek için lütfen ücretsiz bir hesap açın veya giriş yapın.

Neden Çeviri Yaparak İngilizce Konuşmak Kötüdür?

İngilizce'yi Çeviri Yaparak mı Konuşuyorsunuz?
İngilizce’yi Çeviri Yaparak mı Konuşuyorsunuz?

İngilizce’yi yeni öğrenmeye başlamış bir çok insanın yaptığı ortak hata, birisiyle sohbet ederken cümleleri akıllarında ana dillerinden İngilizce’ye çevirmektir. Eğer birisiyle sohbet ederken her söyleyeceğiniz şeyi ana dilinizden İngilizce’ye çevirerek konuşuyorsanız, ileride çok büyük sorunlarla karşılaşacaksınız. Bir cümleyi aklınızda tercüme ettiğinizde, sizinle konuşan insanı ortalama 2-3 saniye bekletmiş olursunuz. Bu bekleme sebebiyle sohbetin akıcılığı bozulmuş olur ve sohbet ettiğiniz insanın ilgisi dağılır. Aklında çeviri yapan insanlar Konuşma İngilizcesi’nden ziyade Yazı İngilizcesiyle konuşurlar. Konuşma İngilizcesi’nde kullanılan İngilizce ile Yazı İngilizcesi’nde kullanılan İngilizce aynı değildir. Kullanılan dil bilgisinden tutun seçtiğiniz kelimelere kadar birçok şey farklıdır. Konuşma İngilizcesi için gerekli olan, daha önceki derslerde bahsettiğim “Bağlantılı Konuşma” kurallarını ana dilinizden çeviri yaptığınız takdirde kullanamazsınız. Yazı İngilizcesi’nde “Bağlantılı Konuşma” yoktur. “Konuşma İngilizcesi” ve “Bağlantılı Konuşma” nedir bilmeyenler için ve unutmuş olanlar için “İngilizce Aksanımı Nasıl Düzeltebilirim?” video dersini izlemelerini tavsiye ederim. Eğer orta seviye İngilizce konuşuyorsanız ve hala aklınızda çeviri yaparak sohbet ediyorsanız, bu alışkanlığınızadan bir an önce vazgeçmeniz gerekiyor. Neyse ki bu derste size vereceğim bazı tüyolar sayesinde bu kötü alışkanlığınızdan yavaş yavaş kurtulabilirsiniz.

İngilizce Düşünme Alışkanlığı Edinmek

İngilizce Düşünme Alışkanlığı Elde Etmek
İngilizce Düşünme Alışkanlığı Elde Etmek

İngilizce’yi veya herhangi bir yabancı dili ilk kez öğrenecekseniz bu kötü alışkanlığı daha en baştan edinmemek sizin için en iyisidir. Elbette bir süredir İngilizce konuşanlar da bu alışkanlıktan kurtulabilir. Küçük ve basit adımlarla “İngilizce Düşünme Alışkanlığı” elde edebilirsiniz. Yeni Başlayan seviyesindeki biri henüz çok fazla İngilizce konuşamaz ve uzun cümleler kuramaz, ama bazı basit kalıpları söyleyebilir. Örnek vermek gerekirse güne yeni başladığınız zaman evdeki herkese “Good Morning!” (Günaydın!) diyebilirsiniz. Karşınızdaki kişiye nasıl olduğunu “How are you?” (Nasılsın?) ile sorabilirsiniz ve aynı soru size sorulduğunda, karşılık olarak “I’m good” (iyiyim) veya “I’m tired” (yorgunum) gibi cümlelerle karşılık verebilirsiniz. Gün içerisinde olabildiğince kolay cümlelerle sohbet etmeye çalışın. Mesela bir şey istediğinizde “I want to eat …” (… yemek istiyorum) veya “I want …” (… istiyorum) gibi kalıplar kullanın. Sohbet ettiğiniz kişiye “Do you want …?” (… istiyor musun?) diye bir soru sorabilirsiniz. Sevdiğiniz şeyler, yapmak istediğiniz şeyler, ruh haliniz ve istemediğiniz şeylerle ilgili kısa sohbetler yapmaya çalışın. Zamanla diyaloglarınız daha fazla bilgi içerecek ve daha değişik şeyler hakkında konuşabileceksiniz. Gün içerisinde basit İngilizce cümlelerle muhabbet ederek İngilizce’yi yaşamaya başlayabilirsiniz.

Kendinizle İngilizce Konuşuyor Musunuz?
Kendinizle İngilizce Konuşuyor Musunuz?

Evinizde sizden başkası yoksa sorun değil, biraz önce bahsettiğim şeyi kendi kendinize de yapabilirsiniz. Gün içerisinde kendinizle sohbet edin, kendinize sorular sorun ve cevaplar verin. Mesela nasıl hissettiğinizi, ne yapmak istediğinizi veya istemediğinizi dile getirin. O an yaptığınız şeyleri İngilizce anlatmaya çalışın. Mesela dişinizi fırçalıyorsanız “I am brushing my teeth” (Dişimi fırçalıyorum) diye kendi kendiniz söyleyin. Daha sonra hergün bunu yaptığınızı “I brush my teeth everyday” diye cümlenize detaylar ekleyin. Eğer bir şeyi nasıl söyleyeceğinizi tam olarak bilmiyorsanız elinize ders kitabınızı ve sözlüğünüzü alın. O cümlenin nasıl söyleneceğini araştırın böylece basit seviyede Fonksiyonel İngilizce çalışırsınız. Fonksiyonel İngilizce dediğimiz şey bir işlemi gerçekleştirebilmek için öğrendiğimiz İngilizce’dir. Mesleki İngilizce Fonksiyonel İngilizce’dir. Daha sonra bu konu hakkında video kurslar da yapmayı düşünüyorum. Unutmadan, video ders istekleriniz olursa lütfen bana söyleyin.

Ben Japonca öğrenirken her gün kendimle değişik konularda sohbet ederdim. Mesela mutfakta yemek pişirirken pişirdiğim yemeği kendime anlatırdım. Yemeğin içinde kullandığım sebzeleri, pişirme şeklini ve yemeğin kokusunu anlatmaya çalışırdım. Etrafımda bunları duyan insanlar biraz garipsese bile sorun değildi. Bazen onları da sohbete dahil etmeye çalışırdım. Benden çok daha iyi Japonca konuşan insanlardan değişik kelimeler ve cümleler öğrenirdim. Böyle böyle Japonca’yı düşünerek konuşmaya başladım.

İnsanlar kendi kendine konuşmaya başladıkça daha yaratıcı çözümler bulurlar. Mesela ben ilk kez tanışacağım bir insanla hangi konularda sohbet edebileceğimi düşünürdüm. Onlara ne tür sorular sorabileceğimi ve onlardan ne tür cevaplar alabileceğimi aklımın bir ucuna veya bir kağıda not ederdim. Bir şeyi aklımda 100 kere düşündükten sonra artık o şeyi aklımda anadilimden İngilizce’ye çevirmeme gerek kalmazdı. Zaten olması gerekende budur. Kendi kendinize o kadar çok sohbet edeceksiniz ki, her türlü senaryoyu aklınızda yaşamış olacaksınız. Size hiç aklınızda düşünmediğiniz bir şeyler söylesen bile artık eskisi kadar fazla düşünmeden veya çeviri yapmadan konuşabilecek bir hale geleceksiniz. Bu bir anda gelişen bir alışkanlık değildir, zamanla oluşacaktır.  

Oyunlarla İngilizcenizi Geliştirin

Bir insana bir şeyi İngilizce anlatabilmek için kendinizi bu konuda geliştirmeniz gerekiyor. Bunu ister kendi başınıza bolca kelime ve cümle çalışarak yapabilirsiniz istersenizde oyunlar oynayarak yapabilirsiniz. Bir önceki dersimizde “Sosyal Dalma” için katılabileceğiniz etkinliklerden bahsetmiştim. Benim bir ara düzenli olarak katıldığım ve size de bahsettiğim “Interlanguage Club” etkinliğinde İngilizce “Taboo” oyunu oynardık. “Taboo” oyununu bilmeyenler için kısaca bir açıklama yapayım. “Taboo” bir kelime tahmin etme oyunudur. Bu oyunu küçük veya büyük gruplar halinde oynayabilirsiniz. Oyunda amacınız kum saatindeki zaman tükenmeden ve yerden aldığınız kartta yazan kelimeyi söylemeden takım arkadaşlarınızın bu kelimeyi tahmin etmesini sağlamaktır. Elbette iş o kadar kolay değil çünkü bu kelimeyi anlatırken söylememeniz gereken bazı yasak eş anlamlı veya bağlantılı kelimeler de var. Durum böyle olunca hayal gücünüzü ve anlatma becerinizi iyice geliştirmeniz gerekiyor. Bu oyunu ana dilinizde oynadıysanız birde İngilizce oynamaya çalışın. Arkadaşlarınızla haftada 1-2 kere Taboo oynarak çok kısa sürede İngilizce yorumlama becerinizi geliştirebilirsiniz.

Oyunlarla İngilizce Öğrenin
Oyunlarla İngilizce Öğrenin

“Taboo” gibi İngilizce konuşabilme becerinizi yükselten ve kelime haznenizi arttıran daha birçok oyun var. Örneğin “Scrabble” ile yeni İngilizce kelimeler öğrenebilirsiniz veya unuttuğunuz kelimeleri hatırlayabilirsiniz. Masaüstü oyunlar ile İngilizce öğrenmek te çok zevkli bir şeydir. Ben yeni bir yabancı dil öğrenirken kullandığım elektronik cihazlarımı, örneğin bilgisayarımın veya cep telefonumun kullanıcı arayüzünü öğrenmek istediğim dile çeviriyorum. Mesela telefonunuzun ayarlar bölümüne girin ve telefon dilini İngilizce’ye çevirin. Eğer İngilizce’yi yeni öğrenmeye başladıysanız bunu daha sonraki seviyelerde yapabilirsiniz çünkü elektroniklerdeki Teknik İngilizce size zor gelebilir.

Televizyonunuzun, bilgisayarınızın veya cep telefonunuzun başında çok fazla zaman geçiriyorsanız size verebileceğim bir tüyo daha var. Örneğin YouTube’da ilginç ve eğitici bir İngilizce video izliyorsanız, o videoda söylenilen bir şeyi hem bir kağıda hem de aklınızın bir ucuna not edin. Videodaki konuşmacıyı taklit etmeye çalışın. Eğer hatırlarsanız bebeklerin anadillerini büyükleri taklit ederek öğrendiklerini “İngilizce’yi Yaşıyor Musunuz?” video dersimizde öğrenmiştik. Burada uyguladığımız şey aynı bebeklerin yöntemiyle dil öğrenmektir. Elbette taklit ederek öğrendiğimiz kelimeler ve cümle kalıpları, normal İngilizce çalışmalarımızın önüne geçmemeli, çünkü burada sadece o cümleyi veya kelimeyi öğreniyoruz. O cümlenin bir benzerini doğru bir şekilde kendi kendimize oluşturabilmemiz için onun dil bilgisini de çalışmamız lazım.

Her gün bu bahsettiğim yöntemleri kullanarak İngilizce’yi düşünerek konuşabilirsiniz. Bir şeyin alışkanlık haline gelmesi yaklaşık 21 gün almaktadır. Eğer düzenli olarak biraz önce bahsettiğim yöntemleri uygularsanız, bunlar hayatınızın bir parçası haline gelecektir ve çok hızlı bir şekilde akıcı İngilizce konuşma kabiliyeti kazanacaksınız.

Dersimizin sonuna geldik, umarım beğenmişsinizdir!

Aşağıdaki linklerden ödevinize ulaşabilirsiniz. Ödevler hem Türkçe hem de İngilizce olarak vardır:

Türkçe Ödev

Çeviri Yapmadan İngilizce Konuş

İngilizce Ödev

Speak English Without Translating

Bu dersi beğendiyseniz lütfen kullandığınız sosyal medya sitesinde paylaşın. Bize en güzel desteği, başka insanlara ulaşmamızı sağlayarak yapabilirsiniz. İster aşağıdan yorum yapabilirsiniz isterseniz de forumlarda tartışmalara katılabilirsiniz. Bir sonraki ders için Sonraki Ders tuşuna basabilirsiniz.

Dersimizi Lütfen Paylaşın!

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
0
Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşın!x
()
x