Dil Öğrenme Yeteneği

Anasayfa » Neden İngilizce Konuşamıyorum

Neden İngilizce Konuşamıyorum kursumuzun yedinci dersi olan Dil Öğrenme Yeteneği dersimize hoş geldiniz! Bu dersimizde aşağıdaki konu başlıklarına değineceğiz:

Bu makalenin dilini değiştirmek için aşağıdan istediğiniz dili seçiniz. Dili değiştirdiğiniz tüm sitenin dili de değişecektir. Tüm eğitim videolarımızın hem Türkçe hem de İngilizce altyazıları bulunmaktadır.

İsterseniz menüden English ve Türkçe linklerine tıklayarak sitesinin ve derslerin dilini istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Yeni diller eklediğimiz takdirde, orada göreceksiniz.

Ders PDF’ini İndir

Bu dersin ücretsiz PDF’ini indirmek için lütfen ücretsiz bir hesap açın veya giriş yapın.

Dil Öğrenme Yeteneğin Var Mıdır?

Dil Öğrenme Yeteneği diye bir şey var mı?
Dil Öğrenme Yeteneği diye bir şey var mı?

İnsanlara ana dilim haricinde iki yabancı dil daha konuştuğumu söylediğimde bazıları bana “senin beynin dil öğrenmeye yatkın” gibi garip yorumlarda bulunuyorlar. Elbette böyle şeyler duyduğumda gülüyorum. Dil öğrenmek aynı ilk kez yürümek veya bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir. Bir kez öğrenildikten ve üzerine düştükten sonra uzmanlaşabilirsiniz. Yürümeyi öğrenen çocuklar bir süre sonra koşmaya başlayacaktır. Dengesini kaybetmeden bisiklet sürebilen birisi ise yakın zamanda elleriyle direksiyonu tutmadan da bisiklet sürebilir hale gelebilir. İlk kez yabancı bir dil öğrenen birisinin dil öğrenmekte zorluk çekmesi kadar doğal bir şey yoktur. Çünkü beyni buna alışık değildir. Ama bir kere o dil öğrenildikten sonra, bir sonraki dili çok daha hızlı bir şekilde öğrenebilecektir. Peki bazı insanların dil öğrenmeye daha yatkın olduğu söylemi uydurma bir şey midir? Hayır, gerçeklik payı vardır. Ama bunun mantıklı bir açıklaması da var.

Dil Öğrenme Yeteneğini Ölçen Testler

Ben bu konu ile ilgili bir araştırma yaparken çok ilginç bir testin varlığını keşfettim. Bu test Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri personeline uygulanan “Defense Language Aptitude Battery” yani kısacası DLAB adında bir test. Türkçe’ye “Savunma Dil Yeteneği Bataryası” diye çevirdim, resmi çevirisi olmadığı için en mantıklı çeviri olarak bu çıktı arkadaşlar. 

Dil Öğrenme Yeteneğini Ölçen Testler
Dil Öğrenme Yeteneğini Ölçen Testler

DLAB testinin amacı bir kişinin dil öğrenebilme potansiyelini test etmektir. Bu test geleneksel TOEFL ve IELTS testleri gibi değildir çünkü testte kullanılan dil aslında uydurmasyon bir dildir. Bu testte sizin mevcut iliminizi baz alınmaktan ziyade, testte kullanılan uydurmasyon dili nasıl verilen kurallar çevçevesinde deşifre edeceğiniz ölçülüyor. Siz verilen kurallara dikkat ederek bu uydurmasyon dilde yazılmış içeriği anlamaya çalışıyorsunuz. DLAB testi eşinin tek örneği değil, bu test gibi daha bir çok Dil Öğrenebilme Potansiyelini test eden testler de var, mesela MLAT testi gibi. Bu testler DLAB testi gibi benzer bir yöntemle sizin Dil Öğrenebilme Potansiyelini ölçüyor. Maalesef bu testlerin örneklerine ulaşmanız biraz zor çünkü bu testler TOEFL ve IELTS gibi tüm Dünya üzerinde uygulanan testler değildir. Bu testler genellikle özel hükümet kurumlarında çalışan insanlara uygulanmaktadır ve örnekleri paylaşılmamaktadır.

Dil Aileleri ve Dil Öğrenmek

Bu testlere erişimimiz mümkün olmasa bile neden bazı ülkelerin insanları bir dili daha kolay öğrenebilirken bir başka dili öğrenirken zorlandığını biliyoruz. Bunun sebebi ise Dünya üzerinde konuşulan her dilin bir dil ailesine mensup olmasından ötürüdür. “Ethnologue: Languages of the World” (Etnolog Dünya Dilleri) adlı bir yıllık basılan kaynakçaya göre Dünya üzerinde 142 farklı dil ailesi içerisinde 7,117 canlı dil vardır. Örnek vermek gerekirse “İngilizce”, Hint-Avrupa dil ailesine aittir. Bu dil ailesi içerisinde İngilizce haricinde “Germence”, “Fransızca”, “İtalyanca” gibi daha onlarca dil vardır. Peki bu dil ailelerinin önemi nedir? Dil Bilimciler için önemi büyüktür çünkü araştırmalarını yüzlerce Dil Ailesi üzerinden yaparlar. Bizim gibi normal insanlar içinse, yeni bir dili kolayca öğrenebilip öğrenemeyeceğimizi belirleyen faktörlerden birisidir.

Dil ailelerine göre yabancı dil öğrenebilirsiniz
Dil ailelerine göre yabancı dil öğrenebilirsiniz

Mesela ana dili Fransızca olan birisinin İngilizce öğrenmesi ana dili Türkçe olan birisinin İngilizce öğrenmesinden çok daha kolaydır. Neden mi? Sebebi aslında oldukça basit bir şey, Fransızca ve İngilizce arasında ortak çok fazla nokta vardır. İngilizce aslen Germence ve Fransızca’nın karışımından sonra ortaya çıkmış bir dildir. İngilizce eski Batı Germence ve Anglo-Frizye dilinden yani eski Fransızca’dan oldukça fazla ödünç kelime almıştır ve cümlenin ögelerin sıralaması neredeyse aynıdır. Bu dillerin aynı coğrafyada olması, dil bilgilerinin benzer olması ve aynı dil ailesine mensup oldukları gerçeğini de göz önünde bulundurursak, Fransızca konuşan birisinin İngilizce’yi daha hızlı öğrenmesi çok normaldir.

Türkler Neden İngilizce Konuşamıyor?

Diğer taraftan Türkçe farklı bir dil ailesi olan Türk Dillerine (İngilizce’de Turkic) mensuptur. Türkçe sondan eklemeli bir dildir ve cümlenin öğeleri “Özne + Nesne + Fiil” olarak sıralanılır – İngilizcede bu sıralama Özne + Fiil + Nesne dir. İngilizce sondan eklemeli bir dil değildir ve Türkçe’de olmayan Yardımcı Fiiller, İngilizce’de büyük öneme sahiptir. Tüm bunları düşündüğünüzde, Türk bir öğrencinin kendi anadilinden çok farklı kurallara sahip olan bir dili öğrenmede zorluk çekmesi kadar doğal bir şey yoktur.

Türkler Japoncayı ve Korece'yi daha kolay öğrenebilir
Türkler Japoncayı ve Korece’yi daha kolay öğrenebilir

Yeni bir dili kolayca öğrenmek için o dilin ana dilimizin dil ailesine mensup olmasına gerek yok. Daha öncede anlattığım üzere bilinen 142 dil ailesi vardır. Bu dil ailelerini bir soy ağacı olarak resmederseniz, birbirinden farklı ama kendi ana dilimize yakın ailelere mensup dilleri öğrenmek uzak bir dil ailesine mensup dili öğrenmekten daha kolay olacaktır. Mesela Türkçe, Japonca ve Korece dilleri farklı dil ailelerine mensuptur ama bu dil aileleri birbirlerine sanıldığından çok daha yakındırlar. Türkçe’de cümlenin öğelerinin sıralamasıyla Japonca ve Korecedeki cümlenin ögelerinin sıralaması neredeyse aynıdır. Japonca ve Korece, Türkçe gibi sondan eklemeli dillerdir.

Bunca şeyi anlattıktan sonra lütfen “ben bittim, ben bu dili öğrenemem” gibi şeyler düşünmeyin çünkü daha öncede dediğim gibi yeni bir dil öğrenmek başlangıçta her şekilde zor olacaktır. Ana dilinizle aynı dil ailesine mensup bir başka dili öğrenmek belki farklı bir dil ailesine mensup bir dili öğrenmekten daha kolay olacaktır, ama ilk kez yapılan bir şey her şekilde biraz zorlayabilir.

Bir Dil Öğrenmenin Amacı Ne Olmalıdır?

Poligotlar, yani çok dil bilen insanlarla yapılan görüşmelerde ve araştırmalarda şu tür bir sonuca varılmıştır. Bir dilin temel amacı başka bir kültürün insanıyla iletişime geçebilmektir. Her dilin kendi mantığı ve kuralları vardır. Dışarıdan ne kadar karmaşık görünürse görünsün bir  dilin mantığını ve kurallarını öğrendikten sonra, eğer düzenli kullanırsanız, zamanla o dili akıcı şekilde kullanabilir hale geleceksiniz. İngilizce’de uzmanlaştıktan sonra aynı ve yakın dil ailesine mensup başka bir dili öğrenmek istediğinizde – mesela Fransızca gibi – çok daha hızlı bir şekilde o dilin mantığını ve kurallarını benimseyebildiğinizi göreceksiniz. Zamanla bir dil hangi dil ailesine ait olursa olsun, her dilin daha önce fark etmediğiniz standart bir yapısı olduğunu fark edeceksiniz. Birbirinden çok farklı olan dillerin bile birbirine benzeyen özellikleri vardır. Mesela bir cümle içerisinde “Nesne” bir dilde cümlenin ortasındayken başka bir dilde cümlenin sonunda olabilir ama bu önemli değil. Görebileceğiniz bu yapıların bir sınırı vardır. Poligotlar gibi birden fazla dil konuşabilir hale geldiğinizde, her öğrendiğiniz yeni dili daha kolay deşifre edebilir hale geleceksiniz. Sonrasında ise öğrendiğiniz dil hangi dil ailesine ait olursa olsun en kısa sürede akıcı konuşabilir hale geleceksiniz.

Her yabancı dilin kendi mantığı vardır
Her yabancı dilin kendi mantığı vardır

Bu derste anlattığım şeyi özetlemek gerekirse, bazı dilleri başka dillerden daha kolay öğrenebilirsiniz ve bazı dilleri öğrenirken zorlanabilirsin, bu kaçınılmazdır. Bazı insanların Dil Öğrenebilme Potansiyeli diğer insanlara göre daha yüksek olabilir, ama işin sonunda azim ve istikrar sonuç doğurur. Bu yüzden lütfen “benim potansiyelim yok” veya “benim yeni bir dil öğrenemeye yatkınlığın yok” gibi düşünceleri kafanızdan silin, olur mu?

Kaynakça

Bu derste kullandığım araştırmaların İngilizce kaynaklarını aşağıda bulabilirsiniz

Dersimizin sonuna geldik, umarım beğenmişsinizdir!

Aşağıdaki linklerden ödevinize ulaşabilirsiniz. Ödevler hem Türkçe hem de İngilizce olarak vardır:

Türkçe Ödev

Dil Öğrenme Yeteneği

İngilizce Ödev

Language Learning Aptitude

Bu dersi beğendiyseniz lütfen kullandığınız sosyal medya sitesinde paylaşın. Bize en güzel desteği, başka insanlara ulaşmamızı sağlayarak yapabilirsiniz. İster aşağıdan yorum yapabilirsiniz isterseniz de forumlarda tartışmalara katılabilirsiniz. Bir sonraki ders için Sonraki Ders tuşuna basabilirsiniz.

Dersimizi Lütfen Paylaşın!

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
0
Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşın!x
()
x