Dil Öğrenmede Yaş Faktörü

Anasayfa » Neden İngilizce Konuşamıyorum

Neden İngilizce Konuşamıyorum kursumuzun yedinci dersi olan Dil Öğrenmede Yaş Faktörü dersimize hoş geldiniz! Bu dersimizde aşağıdaki konu başlıklarına değineceğiz:

Table Of Contents

Bu makalenin dilini değiştirmek için aşağıdan istediğiniz dili seçiniz. Dili değiştirdiğiniz tüm sitenin dili de değişecektir. Tüm eğitim videolarımızın hem Türkçe hem de İngilizce altyazıları bulunmaktadır.

İsterseniz menüden English ve Türkçe linklerine tıklayarak sitesinin ve derslerin dilini istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Yeni diller eklediğimiz takdirde, orada göreceksiniz.

Ders PDF’ini İndir

Bu dersin ücretsiz PDF’ini indirmek için lütfen ücretsiz bir hesap açın veya giriş yapın.

Dil Öğrenmede Yaş Faktörü

Neden İngilizce Konuşamıyorum? video ders serimizin ikinci bölümünde, öğretmenlik kariyerim boyunca en çok duyduğum ve insanların İngilizce öğrenmekten vazgeçmesine sebep olan Dil Öğrenme Efsaneleri hakkında konuşacağız. Lütfen dikkat, bu bölümdeki konu başlıklarının hepsi bir efsanedir ve mazerettir. Ben bu efsanelerin hepsini sizin için çürüteceğim.

Dil Öğrenmek için En İyi Yaş Nedir?
Dil Öğrenmek için En İyi Yaş Nedir?

Ben oldukça geniş bir yaş aralığına İngilizce ders veriyorum. Öğrencilerimin yaş aralığı genellikle 8-10 yaşındaki ilk okul öğrencileri ile 30-50 yaş arası şirket çalışanlarıdır. Bir ara bu yaş aralığı daha bir genişledi ve hem 1 yaşında hem de 85 yaşında bir öğrencim oldu. Şaka yapmıyorum, oldukça değişik profillerden insanlarla tanışmışlığım var. Ama hepsinin akıllarında sordukları ortak soru “İngilizce öğrenmek için hangi yaş en iyisi” ve “Yeni bir dil öğrenmek için çok mu yaşlıyım” sorularıydı.

Wilder Graves Penfield ve Lamar Roberts
Wilder Graves Penfield ve Lamar Roberts
Eric Lenneberg
Eric Lenneberg

Dünya üzerindeki tüm kültürlerde “her şey yaşında güzel” diye bir söz vardır ve bu sözün doğruluğu tartışılmaz. Ama bu sözden dolayı hayatınızın bittiğini ve artık yeni şeyler için çok geç olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir çok bilim insanının ve dilbilimcinin yıllardır yaptığı yüzlerce araştırmanın sonuncuna göre yeni bir dil öğrenmek için en kritik yaş aralığının 5 yaşından ergenliğe – kısacası 18 yaşına kadar ki zaman olduğu tespit edilmiştir. Bu hipotez aslında iki nörolojistin yani insan beynini inceleyen ve tedavi uygulan doktorlardan Wilder Penfield ve Lamar Roberts’ın 1959’da yaptığı ve Dil Bilimci Eric Lenneberg tarafından 1967’de popüleştirilen 60 yıldan daha eski bir araştırmadır.

Genç Yaşta Dil Öğrenmek

Bu yaş aralığının kritik olmasının sebebi ise aslında oldukça ilginç bir bulgu. Bu yaş aralığında beyinimiz hala olgunlaşmaya çalıştığı ve son halini almadığı için her tür değişik girdiler, ne kadar karmaşık olursa olsun, beyin tarafından daha iyi bir şekilde organize ediliyor. Demek istenilen, kendi anadilimize çok ters düşen dil bilgisel kuramlar ve kültürel algılar, bu yaş aralığında zihnimiz tarafından daha kolay sindirilebiliyor ve bir parçamız haline getirebiliyoruz. Mesela İngilizce öğrenmenin fiziksel tarafını oluşturan Fonoloji, erken yaşta öğretildiğinde telaffuzda oluşan mekanik hataların oranı çok daha az oluyor.

İnsanlar nasıl ses üretir?
İnsanlar nasıl ses üretir?

Bunun sebebi ise ses üretmek için fiziksel olarak değişik kas türlerini kullanmamızdır. Bizler her gün, anadilimizi çocukluktan itibaren alışık olduğumuz “Ses Çıkarma Noktaları” ve “Ses Çıkarma Biçimlerini” kullanarak konuşuyoruz. Her dilin kendine has sesleri vardır, elbette değişik diller arası ortak sesler de vardır. Ama anadilimizde olmayan ve yaşça büyükken öğreneceğimiz İngilizce’deki bazı sesleri üretmek daha zor olacaktır. Bir kere dilimizi hiç konumlandırmadığız bir pozisyona ve şekile sokmamız gerecek. Dilimizin de bir kas olduğunu unutmayalım. Erken yaşta bu kaslarımızı kuvvetlendirmemiz her zaman daha kolay olacaktır. Beyinimiz ve kaslarımız bu değişikliğe daha kolay adapte olabilecektir.

Yetişkinler ve Çocukların Beyini Farklı Çalışır

Peki sırf yaşımız 20 veya 30’u geçti diye iş işten geçti mi? Elbette geçmedi. “Her şey yaşında güzel” diye bir söz varsa “Her yaşın kendi güzelliği vardır” diye de bir sözümüz de var, değil mi? Özellikle 30 yaş ve üzeri insanların kendilerini ergenlik çağına girmemiş insanlardan ayıran çok büyük iki avantajı vardır. Bunlar değişik konuları kapsayan hayat deneyimleri ve biriktirdikleri kelime hazineleridir. İlk olarak önceden gelen kelime hazinesinin nasıl bir fark yarattığını açıklamak istiyorum.

Yaşınızdan dolayı dil öğrenmekten vazgeçmeyin
Yaşınızdan dolayı dil öğrenmekten vazgeçmeyin

Çocuklar genç yaşta birden fazla dile maruz bırakıldığında öğrendikleri kelimeler ve sesler hem anadilleri için hem de öğrendikleri yabancı dil için çok yeni olacaktır. Bu sebeple normalde çok karmaşık ve kurallarla dolu olan dil öğrenme işlemlerinden “Dil Benimseme” ve “Taklit Etme” çocuk beyinine göre basitleştirilecektir. Basitleştirmenin sonucunda bu dilleri daha çabuk konuşmaya başlayan çocuklar çok karmaşık yapıda ve kelimelere sahip cümleleri kullanmayı çok sonra öğrenecek. Kullandıkları kalıplar genellikle birbirine benzeyen basit yapılar olacak. Diğer taraftan, bir yetişkinin beyini daha önceden gelen geniş bir kelime hazinesi ve dillerini altyapısını görebilecek bir kapasiteyle donatıldığı için daha verimli İngilizce öğrenebiliyor. Bir çocuk ileri seviye İngilizce konuşabilmek için en az 6 ila 8 seneye ihtiyacı duyarken, yetişkin bir insan bu yetkinliğe 1,5 senede ulaşabilir. Yetişkinler kendi anadilleri ve öğrendikleri yabancı dil arasında mantıklı kıyaslamalar yapabilir. Dil öğrenmenin temel taşı kelimelerdir ve birçok dil farklı dillerden kelimeler ödünç almıştır. Biz bu kelimeler “Cognates” yani “Eşasıllı kelimeler” diyoruz. İleriki dersimizde eşasıllı kelimelerle nasıl hızlıca kelime haznemizi geliştireceğimi öğreteceğim ama şimdilik konumuza devam edelim.

Yetişkinlerde Dil Öğrenme

Yetişkinlerin dil öğrenmede çocuklara göre bir diğer avantajı ise değişik dil öğrenme olanaklarıdır. Biz yetişkinler genellikle çocuklara göre daha disiplinli ve tabiatımız gereği daha hedef odaklı olduğumuz için, etrafımızdaki değişik dil öğrenme olanaklarından daha iyi yararlanabiliriz. İnsanların dil öğrenirken yaşadığı en büyük sıkıntılardan ikisi yanlış sebeplerle dil öğrenmek ve etrafındaki olanaklardan düzgün yararlanamamaktır. Daha ergenliğe ulaşmamış bir çocuk neyin yanlış ve neyin doğru olduğunu gerçek anlamda kestiremeyebilir çünkü onun tek amacı okulunu bitirmek ve aynı sırada eğlenmektir. Bu yaştaki birçok kişi henüz hayatın gerçekleriyle yüzleşmemiştir ve gelecekle ilgili beklentileri belirsizdir. Yetişkinler biraz daha esnektirler ve gerektiğinde hayatlarında kolayca değişiklikler yapabilir ve hatalarını düzeltebilir. Biz yetişkinlerin bir de ekonomik özgürlüğü olduğu için daha önce elimizde olmayan dil öğrenme olanaklarından yararlanabiliriz. Mesela internet üzerinden İngilizce öğrenebileceğimiz birçok ücretli ve ücretsiz eğitim sitesi var. Video konferansla Dünya’nın diğer ucundaki bir öğretmenden de ders alabilirsiniz. Her yıl sayıca artan ve birçok büyük şehirde bulunan uluslarası konuşma kulüplerine de katılabilirsiniz. Maddi imkanınız elveriyorsa öğrenmek istediğiniz dilin başkentinde de yaşayabilirsiniz. Öğrenme yol haritanızı istediğiniz şekilde çizebilirsiniz.

Beyninizi çalıştırmaya başlayın
Beyninizi çalıştırmaya başlayın

Yetişkin olarak dil öğrenmeden elde ettiğiniz bir başka avantajı ise dil öğrenmenin yaşlanmayı yavaşlatması ve beyninizi gençleştirmesidir. Yeni bir dil öğrendiğimizde beyinimizde yeni sinirsel bağlantılar oluşturulmaktadır ve bunun sonucunda beyinimizin elastikliği ve kabiliyetleri artmaktadır. Beyinimiz de bir çeşit kastır ve bu kası ne kadar güçlendirirseniz size o kadar faydası olur. Yeni bir dil öğrenmenin Alzheimer gibi beyinle ilgili hastalıkları da büyük ölçüde önlediğini de unutmadan hatırlayalım.

Artık yaşınızın bir engel oluşturmadığını öğrendiğinize göre haydi birlikte İngilizce öğrenelim! İnternet üzerinden İngilizce öğrenmek artık her zamankinden daha kolay. Bay İngilizce ile İngilizce öğrenmek ise şahanedir! Video ders serimiz devam edecek!

Kaynakça

Bu derste kullandığım araştırmaların İngilizce kaynaklarını aşağıda bulabilirsiniz

Dersimizin sonuna geldik, umarım beğenmişsinizdir!

Aşağıdaki linklerden ödevinize ulaşabilirsiniz. Ödevler hem Türkçe hem de İngilizce olarak vardır:

Türkçe Ödev

Dil Öğrenmede Yaş Faktörü

İngilizce Ödev

Age Factor in Language Learning

Bu dersi beğendiyseniz lütfen kullandığınız sosyal medya sitesinde paylaşın. Bize en güzel desteği, başka insanlara ulaşmamızı sağlayarak yapabilirsiniz. İster aşağıdan yorum yapabilirsiniz isterseniz de forumlarda tartışmalara katılabilirsiniz. Bir sonraki ders için Sonraki Ders tuşuna basabilirsiniz.

Dersimizi Lütfen Paylaşın!

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
0
Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşın!x
()
x