İngilizce Kelimeleri Doğru Şekilde Öğren

İngilizce Kelimeleri Doğru Şekilde Öğren

Bu makaledeki konu başlıkları:

Konuya Atla Kelime Öğrenmedeki Hatalar

Konuya Atla İlişkilendirme Yöntemi

Konuya Atla Bu Bir Yarış Değil

Konuya Atla Dil Bilimcilerin Yöntemi

Konuya Atla Ödev Zamanı

Download PDF FilePDF İndir

Bu dersin PDF’leri ücretsizdir, ama dosyaları:

Don’t Do TheseBaşka yere yükleme

Do TheseÇıktı alabilirsin

Do TheseDers sayfasını paylaş

PDF’ler için kayıt ol veya giriş yap

İngilizce Kelime Öğrenirken Yapılan Hata

Tüm dillerin temelini ilk önce sesler daha sonra bu seslerin birleşiminden oluşan kelimeler oluşturur. Akıcı İngilizce konuşmak istiyorsanız daha önce de birçok kez söylediğim gibi kelime hazneniz olabildiğince fazla olmalı. Birçok öğrencim yeni bir kelimeyi ezberleyerek öğrendiklerini ama daha sonra ezberledikleri kelimelerin büyük bir kısmını unuttuklarını söyler. Bunun sebebi ise kelimeleri “Rote Memorization” yani “Yinelemeyle Öğrenme” tekniğiyle ezberlemeye çalışmalarındandır. Yinelemeyle bir şey ezberlemenin bence tek bir avantajı var, o da eğer ezberlediğiniz bir bilgiyi çok yakın bir zamanda tek seferliğine kullanmanız gerekiyorsa ve daha sonra unutsanız da bir önemi yoksa, işinize yarayacak bir yöntemdir.

İngilizce Kelimeleri Hatalı Öğrenmeyin
İngilizce Kelimeleri Hatalı Öğrenmeyin

Mesela bir konu hakkında sunum yapacaksınız ve öğrenmeniz gereken bazı bilgileri daha sonra kullanmanız gerekmiyorsa o zaman “Rote Memorization” yani “Yinelemeyle Öğrenme” tekniği işinize yarayabilir. Bizler İngilizce kelimeleri kısa süreliğine aklımızda tutmak için öğrenmeyiz, kalıcı olması için öğreniriz. Bu yüzden İngilizce kelimeler öğrenmek için Yineleme Tekniği çok kötü bir yöntemdir. Peki bunun bir alternatifi var mıdır? Olmaz olur mu? Hem de birden fazla.

Sizlere benim hem öğretmenlik hem de öğrencilik hayatım boyunca kullandığım etkili yeni kelime öğrenme yöntemlerimden bazılarını bahsetmek istiyorum. Dikkat etmeniz gereken bir şey var, anlatacağım bu yöntemler aslında birbiriyle bağlantılı aşamalardır. Eğer öğrendiğiniz kelimelerin kalıcı olmasını istiyorsanız, sadece ilk yöntemi uygulayıp bir sonraki yöntemi es geçemezsiniz, hepsini kullanmanız lazım. Aksi takdirde bir süre sonra bu kelimeler ya aklınızdan uçup gidecektir yada doğru kullanamayacaksınız.

İlişkilendirme Yöntemi Nedir?

Öğreneceğimiz ilk yöntemin adı “Association Method“ yani “İlişkilendirme Yöntemi” dir. Adından da anlaşılacağı üzere, eğer öğreneceğiniz kelimeyi hatırlaması kolay bir görselle veya bağlamla ilişkilendirirseniz, hatırlaması daha kolay olacaktır. Mesela “Steal” yani “Çalmak” fiilini kelime hazneme katmak istiyorum. “Steal” kelimesinin sadece ilk anlamına odaklanırsam akılda kalıcı olması zor olabilir ama sohbet İngilizcesinde sıkça kullanılan şöyle bir kalıp var “What a steal!” yani “Ne kadar ucuz!”. Şimdi bir şeyi çalarsanız para ödemezsiniz değil mi? Sakın hırsızlığı teşvik ettiğimi düşünmeyin! Bu örnek ifadede bir şeyin olması gerektiğinden çok daha ucuz olduğunu ve onu o fiyattan satın aldığımızda sanki hırsızlık yapıyormuşuz gibi bir hisse kapılabiliriz. Bahsettiğimiz şey için farkında olmadan duygusal bir bağ kurduk. Gördüğünüz gibi basit bir ifadeden kelimenin anlamını, yan anlamını ve kullandığı bağlamı kalıcı bir şekilde öğrendik.

İngilizce kelimeleri dil bilimciler gibi öğrenin
İngilizce kelimeleri dil bilimciler gibi öğrenin

Bir kelime öğrenmeye çalışırken, kelimenin sadece ilk anlamına odaklanıp öylece bırakmayın. Kelimeyi her zaman bir metin veya senaryo içerisinde hayal edin. O senaryo ne zaman aklınıza gelirse gelsin, o kelimenin anlamı aklınızda canlanacaktır, adı üstünde ilişkilendirme yapacaksınız. Bu sayede hem o kelimeyi doğru bir şekilde öğrenmiş olacaksınız hem de yan anlamlarını öğrenmiş olacaksınız. Kelime öğrenmek sıkıcı olmak zorunda değil, eğlenceli de olabilir.

İkinci yöntemimiz, ilk yöntemimizin devamı niteliğindedir. İlk yöntemimizde öğrendiğimiz yeni kelimemizi bir hikaye ile ilişkilendirmiştik. Şimdi öğrendiğimiz o hikayenin kalıcı olması için bunu ilk olarak kağıda dökmemiz daha sonrada söze dökmemiz lazım. Demek istediğim, öğrendiğiniz yeni kelimeyle ilgili örnek bir diyalog oluşturmaya çalışın. Mesela iki tane karakteriniz olsun ve bu karakterler arasında bir sohbet gerçekleşsin. “Steal” yani “çalmak” kelimesiyle ilgili ilk temel anlamı kapsayan bir diyalog oluşturun. Bu diyalogda evinize gecenin bir yarısı izinsizce giren ve değerli bir şeyinizi çalan bir hırsızdan bahsedebilirsiniz. Daha sonra yeni bir diyalog oluşturun ve bu diyalogda pazarda gördüğünüz çok lezzetli meyvelerin ne kadar ucuza satıldığını yani “o kadar ucuz ki sanki bedavaya veriliyor” anlamanı kapsayan “steal” ile ilgili bir diyalog oluşturun. Bir şeyin kalıcı olmasını istiyorsanız, onu yazıya dökmeniz çok önemlidir. Öğrendiğiniz şeyi yazıya ne kadar dökerseniz, o kadar kalıcı olacaktır. Daha sonra yazdığınız bu diyalogları bir arkadaşınızla sözel olarak tekrar edebilirsiniz. İngilizcede “roleplay“ yani “rol yapma” ile hem yeni kelimenizin pratiğini yapmış hem dil bilgisi çalışmış hem de Konuşma İngilizcesi pratiği yapmış olursunuz. Tek seferde üç farklı şeyin pratiğini yapmış oluyorsunuz, bence oldukça güzel bir şey, sizce de değil mi?

Kelime Öğrenmek Bir Yarış Değildir

Kelime öğrenmek bir yarış değildir. Bir günde 100 kelime öğrenmek te doğal bir şey değildir. Birçok eğitim platformunda ve YouTube eğitim videosunda sizlere ayda binlerce kelime ezberleyebileceğinizi söyleyen insanlar var ama bu “öğrendiğiniz” 5000 kelimenin kaç tanesi aklınızda kalacak? Araştırmalara göre ana dili İngilizce olan insanların 10,000 ila 20,000 kelime bilmelerine rağmen günlük hayatta sadece 5,000 kelime kullandıklarını söylüyor. Bu yüzden binlerce kelime öğrenmek için gereksiz bir yarışa girmeyin.  Öğrendiğiniz yeni kelimelerin kalıcı olması zaman alan bir işlemdir. Bir günde 100 kelime ezberlemek o kelimeleri öğrenmek değildir, sadece ezberlemektir. Fark ettiyseniz kendi kullandığım kelime öğrenme yöntemini açıklarken, ezberlemekten hiçbir zaman bahsetmedim. Ezberlemek geçicidir ve kalıcı hafızanıza bir faydası olmaz. Lütfen kelime ezberlemekten kaçının, kelime öğrenmeye odaklanın.

Kelime öğrenmek bir yarış değildir.
Kelime öğrenmek bir yarış değildir.

Yeni bir kelime öğrenirken mesela “steal” kelimesinin eş anlamlısı olan kelimelere de odaklanabilirsiniz. “Steal” kelimesiyle eş anlamlı olan kelimeler arasında “abduct”, “embezzle” ve “loot” gibi birçok kelime vardır. Bazı kelimeler eş anlamlı olurken, bazıları içeriğe göre tamamıyla farklı anlamlarda kullanılabilir. Bu yüzden yeni bir kelime öğrenirken mutlaka bir içerik içerisinde öğrenmeniz lazım. “Abduct” kelimesinin çalmak anlamı vardır ama “kaçırmak” anlamı da vardır. Uzaylı filmlerini severseniz, filmlerde onlar bizi “steal” etmez yani “çalmaz”, bizi “abduct” eder yani “kaçırırlar” çünkü biz nesne değiliz bir canlıyız. Kafanızda değişik ilişkilendirmeler oluşturarak ve biraz önce bahsettiğim rol oynama yöntemi kullanarak bu kelimeleri kalıcı olarak hafızanıza aktarabilirsiniz.

Benim uyguladığım bir başka yöntem ise müzikle kelime ve kalıplar öğrenmedir. Aslında müzik dinlerken de kelimeleri biraz önce bahsettiğim ilişkilendirmeyle öğreniyoruz. Bu ilişkilendirme ister şarkıcının kendi ilişkilendirmesi yani şarkının sözleri olsun isterseniz de sizin kendi yaptığınız ilişkilendirme olabilir, mantık aynıdır.

İngilizce vurgu bazlı bir dildir, bu yüzden cümle içerisinde gördüğünüz kelimeleri melodilerle de öğrenebilirsiniz. Arapçada Kur’an’ın sureleri ilk zamanlarda sözel olarak ezberletilen bir şeymiş. Zamanla insanlar bunun akılda daha kolay kalması ve unutulmaması için Kur’an’ın surelerini melodilerle ilişkilendirmeye başlamışlar. Eğer Müslüman bir ülkede yaşıyorsanız ve bir camii minaresinden Ezan sesini duyabiliyorsanız, söylenilenlerin kulağınıza bir melodi hatta bir şarkı gibi geldiğini fark edebilirsiniz. İlişkilendirme yöntemi sadece görsel bir şeyle sınırlı değildir. Bir kelimeyi bir görselle, senaryoyla, duyguyla, melodiyle ve daha birçok şeyle ilişkilendirebilirsiniz. Mesela görme engelli insanlar bir şeyi kokuyla ilişkilendirebiliyormuş.

Dil Bilimciler Nasıl Kelime Öğrenir?

Eğer dil bilimciyseniz veya dil bilimiyle ilgileniyorsanız kolayca yeni kelimeler öğrenebilirsiniz. Dil bilimciler, bir kelimenin kökenini araştırır ve bunun sonucunda bir kelimenin hangi dilden geldiğini ve aslen hangi anlamada kullanıldığını öğrenebilirler. Bir kelimenin kökeni araştırarak o kelimenin değişik kullanımlarını, eş anlamda kullanılan başka kelimeleri ve içeriğe göre farklı anlamdaki kullanımlarını kolayca öğrenebilirsiniz. Dil bilimciler de yeni kelimeler araştırırken ve öğrenirken biraz önce bahsettiğim ilişkilendirme yöntemini çok etkili bir şekilde kullanırlar. Elbette onların kullandığı ve burada bahsetmediğim değişik ilişkilendirme yöntemleri de vardır. Mesela cümle içerisinde olumsuz anlamda kullanılan kelimelere değişik renk profilleri altında toplayıp bunlarla benzer kullanımı olan veya eş anlama gelen birden fazla kelimeyi kolayca ilişkilendirebiliyorlar. Bu yönteme “Renk Grubu” (Color Scheme) ile kelimeleri kategorize etme diyoruz.

Eş Asıllı Kelimelerle Hemen İngilizce Öğren
Eş Asıllı Kelimelerle Hemen İngilizce Öğren

Peki bu yöntemler bir yana, yeni bir dil öğrenirken ilk başta hangi kelimelerden öğrenmeye başlamak doğrudur? İlk olarak en sık kullanacağınızı düşündüğünüz isim, fiil, sıfat ve zarfları öğrenirseniz sizin için daha iyi olacaktır. Hedef dilde öğreneceğiniz birçok temel kelimenin kendi ana dilinizde de aynıları olabilir. Benim tavsiyem, ana dilinizde de bulunan, telaffuzu yakın ve aynı anlama gelen eş asıllı (Cognates) kelimelerden öğrenmeye başlamanız daha mantıklı olacaktır. Eş asıllı kelimeler tam olarak nedir diye sorarsanız, ana dilimizde başka dillerden aldığımız bazı kelimeleri düşünelim. Mesela ana diliniz Almancaysa, İngilizcede bulunan ortak kökenli ve okunuşları benzer olan kelimeleri düşünelim. Almancada “Finger” yani “parmak”, İngilizcede de “Finger” dir. Aynı şekilde Almanca “Glas” (cam), İngilizcede “Glass”, “Denken” (düşünmek) “Think” ve “Mutter” (anne) “Mother” dır.

Ana dili Türkçe olan öğrencilerim için “aksan” İngilizcede “accent”, “aktif” İngilizcede “active” ve “bariyer” İngilizcede “barrier” dir. Kelime öğrenmeye eş asıllı kelimelerden başlarsanız, o dili öğrenmeye 1-0 önde başlamış olursunuz. Bunun sebebi ise diller arasında ödünç alınıp verilen belki de binden fazla eş asıllı kelime olmasından dolayıdır. Elbette bir dil öğrenirken o dilin kendi öz kelimelerini de öğrenmenizde fayda vardır çünkü bazı ana dil konuşucuları sizin kullandığınız eş asıllı kelimelere alışık değilse, tam olarak ne demek istediğiniz anlamayabilirler. Ben Japonca öğrenirken çok fazla eş asıllı kelime öğrenmeye odaklanmıştım ve Japonlarla sohbet ederken, onlar bazı cümlelerimdeki ifadeleri anlamakta zorlandılar yada beni hiç anlamadılar. İngilizce öğrenirken başlangıçta eş asıllı kelimelerle başlayabilirsiniz ama daha sonra mutlaka sıkça kullanılan öz ifadeleri ve kelimeleri de öğrenmeyi unutmayın.

Bu derste size anlatmak ve özellikle altını çizmek istediğim şey, kelimeleri anlamsızca yineleme yöntemiyle ezberlemeyin. Ezberlemek kalıcı bir şey değildir, sadece kısa süreliğine aklınızda kalmanızı istediğiniz şeyler için bunu yapın. Mesela süpermarkete gideceksiniz ve almanız gereken şeyleri aklınızda tutmak istiyorsanız, bu durumda bu yöntemi kullanabilirsiniz. Yine de bu yöntem yerine ilişkilendirme yöntemini de kullanabilirsiniz. Mesela alacağınız şeylerin listesini kolayca unutamayacağınız bir şarkıya veya melodiye dönüştürebilirsiniz. İlişkilendirme Yöntemini yapamayacağınızı düşünüyorsanız ilk başta bahsettiğim bu örneği bir sonraki süpermarkete gidişinizde uygulamayı deneyin. Göreceksiniz ki bir şeyin aklınızda kalması sandığınızdan çok daha kolaydır. Kelime öğrenmeyi zevkli bir oyuna dönüştürebilirsiniz!  

Do Your HomeworkÖdev Zamanı

Süpersin! Şimdi ödev zamanı:

Learn New VocabularyGenel tekrar testi (Türkçe)

Download PDF FilePDF dosyaları indir

Do Article ExercisesGenel tekrar testi (İngilizce)

Discuss This ArticleDers hakkında sohbet et

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör