İngilizce Rüya Görüyor Musun?

Anasayfa » Neden İngilizce Konuşamıyorum

Neden İngilizce Konuşamıyorum kursumuzun beşinci dersi olan İngilizce Rüya Görüyor Musun dersimize hoş geldiniz! Bu dersimizde aşağıdaki konu başlıklarına değineceğiz:

Table Of Contents

Bu makalenin dilini değiştirmek için aşağıdan istediğiniz dili seçiniz. Dili değiştirdiğiniz tüm sitenin dili de değişecektir. Tüm eğitim videolarımızın hem Türkçe hem de İngilizce altyazıları bulunmaktadır.

İsterseniz menüden English ve Türkçe linklerine tıklayarak sitesinin ve derslerin dilini istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Yeni diller eklediğimiz takdirde, orada göreceksiniz.

Ders PDF’ini İndir

Bu dersin ücretsiz PDF’ini indirmek için lütfen ücretsiz bir hesap açın veya giriş yapın.

Ne Zaman Akıcı İngilizce Konuşabilirim?

Öğrencilerimin İngilizce’yle ilgili en çok sorduğu bir başka şey ise “Biz ne zaman akıcı İngilizce konuşabileceğiz?” sorusudur. İngilizce’de akıcılığa ulaşmada Dünyaca kabul edilen bir yol veya bir doğru yoktur. Özel derslerimde ilk kez görüştüğüm öğrenci adaylarım bana genellikle “ne kadar sürede şu seviyeye gelirim”, “şu kadar sürede şu sınava hazır olur muyum” veya “haftada şu kadar süre çalışsam yeterli olur mu” gibi sorular soruyorlar. Arkadaşlar ben kâhin değilim, sizler de tek bir fabrikadan çıkan ve aynı özelliklere sahip robotlar değilsiniz. Bu tür sorulara kesin cevap verebilmem mümkün değildir.

Piyasadaki dolandırıcılara dikkat edin!
Piyasadaki dolandırıcılara dikkat edin!

Eğer bir kurs yerinden veya bir öğretmenden ders alacağınız sırada size “arkadaşım seni 2 ayda şu seviyeye getireceğim” veya “şunu şöyle yaparsan, istediğin sınavı geçersin” gibi yorumlar yaparlarsa bence yapacağınız ilk şey ayağa kalkıp 180 derece dönmek ve oradan seri adımlarla uzaklaşmak olsun. Piyasada profesyonel olarak insanların iyi niyetiyle oynayan ve onları kandıran o kadar çok insan var ki. Herhangi bir yabancı dili öğrenmek bile kendi içinde bir pazar haline gelmiş durumda.

Bu söylediklerimle ve kendi derslerimle de ilgili bir açıklama yapmak istiyorum. Bay İngilizce’den, yani benim İngilizce öğrenme platformumdan, izleyeceğiniz hiç bir video derste sizlere biraz önce “duyarsanız hemen kaçın” dediğim türden vaatlerde bulunmam. Bay İngilizce’nin diğer İngilizce uzaktan eğitim siteleri ve dışarıda alabileceğiniz kurslardan farkı, İngilizce’nin bilimsel yolla öğretilmesi ve öğrenilmesidir. Sizlere asla boş vaatlerde bulunmam ve mantıksız ve bilimsel yönü olmayan genellemeler yapmam. Bunu aklınızdan çıkarmamanızı rica ediyor ve asıl konumuza geri dönüyoruz.

Bilimsel Yolla İngilizce Öğrenmek

Peki bilimsel olarak İngilizce öğrenmek nedir? Bunun uluslararası kabul edilen bir standardı var mıdır? Elbette vardır, ve adı Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Sınıflandırması, (Common European Framework of Reference for Languages) İngilizce kısaltmasıyla CEF veya CEFR dir. Eğer popüler İngilizce ders kitaplarını, mesela Cambridge Üniversitesi veya Oxford Üniversitesi’nin İngilizce ders kitaplarını hiç kullandıysanız, bunların kapaklarının üstünde A1 ile başlayıp, A2, B1, B2, C1, C2 diye devam eden bir sınıflandırmayı fark etmiş olabilirsiniz. İşte bu sınıflandırma CEF’in altı Yaygın Referans Seviyesidir.

Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Sınıflandırması (CEFR) nedir?
Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Sınıflandırması (CEFR) nedir?

Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Sınıflandırması, dil öğrenenlerin, öğretmenleri tarafından değişik alanlarda daha kolay değerlendirmeleri için yapılmış bir sınıflandırmadır. Peki öğrencilerin hangi seviyede olduğu nasıl değerlendiriliyor? Elbette Okuma-Yazma ve Dinleme-Konuşma alanlarını değerlendiriyorlar, ama onlar bunu biraz daha farklı açıklıyorlar. CEF ile öğrencilerin dört temel dil faaliyetlerinden: Algılama (Dinleme ve Okuma), Üretme (Konuşarak ve Yazarak), Etkileşim (Konuşarak ve Yazarak) ve Arabuluculuk (Çeviri ve Yorumla) becerileri değerlendiriliyor.

Eğer gerçekten CEFR tarafından onaylanmış bir kurstan veya bir eğitimciden İngilizce eğitimi almak istiyorsanız, onların belirlediği bazı kriterler içerisinde İngilizce öğrenmeniz gerekiyor. CEFR kendi başına oldukça detaylı bir Ortak Çerçeve Sınıflandırmasıdır ve hepsini bu derste anlatmam mümkün değil. Eğer CEFR standartıyla İngilizce öğrenmek veya öğretmek istiyorsanız daha detaylı bilgiyi Avrupa Konseyi’nin resmi sitesinden bulabilirsiniz.

Hayatın Sınıflandırılması

Peki CEF, İngilizce öğrenirken kabul edilmezse olmaz bir standart mıdır? Şüphesiz değildir. Sonuçta Dünya üzerinde mutlak doğru olan bir sınıflandırma olsa şu an piyasada onlarca farklı sınıflandırma çeşidi olmazdı. Ama CEF oldukça mantıklı ve gerçekçi bir standarttır. Mesela bir öğrencinin A1 yani diğer adıyla Yeni Başlayan seviyesinde uzmanlaşması için toplamda en az 100 saat kadar bu seviyedeki içeriğe maruz kalması gerektiğini söyler. Şöyle bir düz hesap yapalım; her gün 2 saat kendi başınıza ders çalışsanız 100 saatlik ders çalışma süresine ulaşmanız 50 gününüzü alacak. Elbette bizler insanız, her gün farklı bir ruh hali içerisindeyiz. Bir günümüz mükemmel verimli geçerken bir başka günümüzde ise beynimiz hiç çalışmıyormuş gibi hissedebiliriz. Haftanın her günü İngilizce çalışmak istemeyebilirsiniz. Bu çok normal bir şey. Ders kitabınızın bir sayfasında okuduğunuz şeyi gerçek Dünya’da uygulayıp uzmanlaşmanız belki 1 haftanız alabilir belki de daha fazla. Bazı insanlar yeni öğrendikleri şeyleri daha kısa sürede uygulamaya sokabilirken, bazıları ise aynı konu için daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir.

İngilizce sonu gelmeyen bir maceradır!
İngilizce sonu gelmeyen bir maceradır!

Dersin başında söylediğim gibi hepimiz benzersiziz. Durum böyle olunca CEF’in verdiği 100 saatlik süreninde bir anlamı olmuyor. İşte bu yüzden hiçbir standarta kutsal bir kitap gibi tapmamanız lazım, aksi takdirde CEF’in belirlediği 100 saatlik sürenin sonuna geldiğinizde “ben neden hala bunu anlamıyorum” diye hayıflanmanız kaçınılmaz olur. Bazı insanlar 3 ay içerisinde sohbet edebilecek seviyeye gelebilirken, bazı insanların en az 1 seneye ihtiyaçları olabilir. İngilizce’yi sonu gelecek bir hedef olarak görmeyin, sürügelen bir macera olarak görün. Ben İngilizce öğretmeniyim ve İngilizce’yi 6 yaşımdan beri konuşuyorum. Onca zamana rağmen her gün bu dille alakalı yeni şeyler öğreniyorum. İngilizce’yi bu şekilde sınıflandırmak daha çok TOEFL ve IELTS gibi İngilizce yeterlilik sınavları için geliştirilmiş bir şeydir. Sizce gerçek hayatın sınıflandırılması mümkün olabilir mi? Olamaz, çünkü ihtimaller çok fazladır.

İngilizce Rüya Görmek

Eminim bu anlattıklarım bazılarınızı tatmin etmemiştir. O zaman şöyle bir açıklama yapayım. Hiç uyuduğunuz sırada rüyanızda biriysiyle veya kendi kendinizle İngilizce konuştuğunuz oldu mu? Bahsettiğim saçma sapan ve anlamsız bir İngilizce değil, bildiğiniz düzgün cümlelerin oluşturulduğu ve kendinizin de anladığınız bir İngilizce. Eğer böyle bir deneyim yaşadıysanız, yavaş yavaş İngilizce’de akıcılığa ilk adımınızı atmışsınız diyebilirim. Tabi iş burada bitmiyor.

Hiç rüyanızda İngilizce konuştunuz mu?
Hiç rüyanızda İngilizce konuştunuz mu?

İngilizce konuşurken birçok insan diyeceklerini daha önceden düşünüp kendi ana dilinden İngilizce’ye çeviriyor. Mesela ana diliniz Türkçe ise ve İngilizce konuşmadan önce cümleyi aklınızda ilk Türkçe düşünüyor ve daha sonra İngilizce’ye çeviriyorsanız, o zaman gidecek daha çok yolunuz var. Bu alışkanlığınızdan bir an önce vazgeçmeniz lazım. Bu alışkanlıktan vazgeçmenin en iyi yöntemi ise bolca uygulama yapmaktır. Mesela evde her gün İngilizce bir hikaye yazın. Henüz başlangıç seviyesinde İngilizce biliyorsanız bolca örnek cümleler de yazabilirsiniz. Daha öncede bahsettiğim gibi, dışarı çıkın ve insanlarla İngilizce konuşun. İnternet üzerinden de yabancı arkadaşlar bulabilir ve onlarla İngilizce video görüşmeler yapabilirsiniz. İngilizce’de uzmanlaşmak için boşluk doldurma ve çoktan seçmeli alıştırmalardan fazlasını yapmanız lazım.

Bir gün (veya gece) gelecek ve siz de İngilizce rüyalar görmeye başlayacaksınız. İnsanlarla İngilizce konuşurken aynı anadilinizde yaptığınız gibi çeviri yapmadan konuşabileceksiniz. Bir bakmışınız ki akıcı İngilizce konuşuyorsunuz. Lütfen sabırlı olun ve İngilizce’yi yaşayarak öğrenmeye odaklanın, gerisi zamanla gelecektir.

Dersimizin sonuna geldik, umarım beğenmişsinizdir!

Aşağıdaki linklerden ödevinize ulaşabilirsiniz. Ödevler hem Türkçe hem de İngilizce olarak vardır:

Türkçe Ödev

İngilizce Rüya Görüyor Musun?

İngilizce Ödev

Do You Dream in English?

Bu dersi beğendiyseniz lütfen kullandığınız sosyal medya sitesinde paylaşın. Bize en güzel desteği, başka insanlara ulaşmamızı sağlayarak yapabilirsiniz. İster aşağıdan yorum yapabilirsiniz isterseniz de forumlarda tartışmalara katılabilirsiniz. Bir sonraki ders için Sonraki Ders tuşuna basabilirsiniz.

Dersimizi Lütfen Paylaşın!

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
0
Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşın!x
()
x