Konuşma Sesleri Nasıl Üretilir?

Ses Bilim ile İngilizce Öğrenmek

Bu dersteki konu başlıkları:

Konuya Atla Konuşma Sesleri Üretmek

Konuya Atla Konuşma Sesleri Arasındaki Farklar

Konuya Atla Fonetik ve Söyleyiş Ses Bilgisi

Konuya Atla Solunum Sistemi Nedir?

Konuya Atla Hava Akımı Mekanizması Nedir?

Konuya Atla Fonatori Sistemi Nedir?

Konuya Atla Ses Telleri Nedir?

Konuya Atla Sesleme Nedir?

Konuya Atla Söyleniş Sistemi Nedir?

Konuya Atla Aktif ve Pasif Artikülatörler

Konuya Atla En Önemli Aktif Artikülatör

Konuya Atla Ödev Zamanı

Download PDF FilePDF İndir

Bu dersin PDF’leri ücretsizdir, ama dosyaları:

Don’t Do TheseBaşka yere yükleme

Do TheseÇıktı alabilirsin

Do TheseDers sayfasını paylaş

PDF’ler için kayıt ol veya giriş yap

Konuşma Sesleri Üretmek

Bir önceki dersimizde, İngilizce cümleler kurmaya başlamadan önce o dildeki sesleri nasıl doğru üretebileceğimizi öğrenmemiz gerektiğini söylemiştim. Doğru şekilde İngilizce konuşma seslerinin üretilmesine geçmeden önce size bir sorum olacak.

Ana dilinizi nasıl öğrendiniz?
Ana dilinizi nasıl öğrendiniz?

Soru

Ana dilimizdeki, yani Türkçedeki konuşma seslerini ilk nasıl öğrendiniz? Daha doğrusu nasıl oluyor da bu sesleri doğru üretebilir hale geldiniz, hatırlıyor musunuz?

Bu soruya vereceğiniz cevabı benimle paylaşmayı unutmayın arkadaşlar. İşin teknik tarafına ve açıklamalarına geçmeden önce sizinle basit bir uygulama dersi yapalım, olur mu?

Konuşma Sesleri Arasındaki Farklar

Konuşma Sesleri Nedir?
Konuşma Sesleri Nedir?

Konuşma sesleri dediğimiz şey, bizim kelime ve cümle içinde kullandığımız anlamlı seslerdir. Bu sesler rastgele çıkardığımız, kelimelerde kullanılmayan sesler değildir. Mesela henüz konuşmayı bilmeyen bebeklerin çıkardığı seslerin bazıları konuşma sesleriyken bazı seslerse rastgele oluşturdukları ve ana dillerinde veya başka dillerde bulunmayan anlamsız gürültülerdir.

Sizden Türkçe de dahil birçok dilde bulunan beş farklı konuşma sesini üretmenizi isteyeceğim. Bu konuşma seslerini üretirken her ses için az sonra soracağım beş sorunun cevaplarını da düşünmenizi ve bir kağıda not etmenizi istiyorum:

  1. Ürettiğiniz konuşma sesini kesintisiz bir şekilde seslendirebiliyor musunuz? Vereceğim ünsüz sesler için o sesin yanına herhangi bir ünlü ses, mesela < ı >, < a >, veya < e > eklemeden üretebiliyor musunuz?
  2. Bu sesi üretirken boğazınızdaki Adem elması ya da diğer adıyla tiroid kıkırdağında bir titreşim (bir hareket) oluşuyor mu?
  3. Sesi üretirken kullandığınız hava akımı dışarı nasıl çıkıyor? Rahatça mı yoksa zorlanarak mı?
  4. Konuşma sesi ağzınızda mı yoksa burnunuzda mı oluşuyor? Ses nereden çıkıyor?
  5. Sesi üretirken ağzınızın içinde neler oluyor? Dil pozisyonunuz ve dudak şekliniz nasıl?

Bu sesleri üretirken sol eliniz kaburganızın ortasına akciğerlerinizine doğru dokunun, sağ elinizdeki işaret ve orta parmağınızı ise Adem Elması ya da diğer adıyla tiroid kıkırdağına dokunsun. Bu konuşma seslerini üretirken biraz önce sorduğum beş sorunun cevabını da bir kağıda yazmayı unutmayın. Sizden bu alıştırmada dikkat etmenizi istediğim şey, bu konuşma seslerini üretirken organlarınızın nasıl çalıştığına ve ne tür tepkiler verdiğine dikkat etmenizdir. Şimdi üreteceğimiz sesleri görelim:

  • İlk olarak [ f ] sesini üretin.
  • İkinci olarak [ z ] sesini üretin.
  • Üçüncü olarak [ h ] sesini üretin.
  • Dördüncü olarak [ m ] sesini üretin.
  • Beşinci olarak [ a ] sesini üretin.
  • Son olarak tüm sesleri [ f z h m a ] diye sırayla seslendirin.

Soru

Biraz önceki sesleri üretirken vücudunuzda özellikle akciğerlerinizde, boğazınızda ve ağzınızın içerisindeki dilde nasıl bir hareket olduğunu bana her ses için söyleyebilir misiniz?

İlk olarak [ f ] sesini inceleyelim:

  • Bu sesi kesintisiz bir şekilde seslendirebiliyoruz.
  • Bu sesin üretiminde tiroid kıkırdağında diğer adıyla “adem elmasında” bir titreşim yok.
  • Sesi üretirken kullandığımız hava akımı dışarı dar bir alandan sızarak çıkıyor.
  • Bu sesi ağzımızda oluşturuyoruz çünkü sesi üretirken ağzımız açık.
  • Bu sesin üretiminde dilimiz serbest pozisyonda ama alt dudaklarımız dişimize değiyor.

Sırada [ z ] sesini inceleyelim:

  • Bu sesi kesintisiz üretemiyoruz çünkü bu sesin yanına bir < ı > ünlü sesini eklememiz gerekiyor.
  • Bu sesin üretiminde tiroid kıkırdağımızda belirgin bir titreşim var.
  • Sesi üretirken kullandığımız hava akımı [ f ] sesine göre daha rahat bir şekilde dışarı çıkıyor.
  • Bu sesi de ağzımızda oluşturuyoruz çünkü sesi üretirken ağzımız açık.
  • Bu sesi üretirken dilimiz serbest pozisyonda ve dudaklarımızda yanlara hafif bir gerginlik var.

Şimdi ise [ h ] sesini inceleyelim:

  • Bu sesi kesintisiz bir şekilde seslendirebiliyoruz.
  • Bu sesin üretiminde tiroid kıkırdağımızda bir titreşim yok.
  • Sesi üretirken kullandığımız hava tek seferde ama rahat çıkıyor.
  • Bu sesi diğer seslerden farklı olarak gırtlakta oluşturuyoruz.
  • Bu sesi üretirken ağzımızın içi ve dudaklarımız tamamen serbest.

Gelelim dördüncü sesimiz olan [ m ] sesini incelemeye:

  • Bu sesi kendi başına kesintisiz üretemiyoruz çünkü sesin yanına bir < ı > sesi eklememiz gerekiyor.
  • Bu sesin üretiminde tiroid kıkırdağımızda belirgin bir titreşim var.
  • Sesi üretirken kullandığımız hava akımı rahatça ama farklı bir şekilde çıkıyor.
  • Diğer seslerden farklı olarak bu ses burunda üretilen bir “nazal sestir”.
  • Bu ses bir “nazal ses” olduğu için ağzımızın içerisinde hiçbir hareket veya değişiklik yok.

Son olarak [ a ] sesini inceleyelim:

  • Bu sesi kesintisiz bir şekilde seslendirebiliyoruz.
  • Bu sesin üretiminde tiroid kıkırdağımızda belirgin bir titreşim var.
  • Sesi üretirken kullandığımız hava rahat bir şekilde dışarı çıkıyor.
  • Bu ses ağzımızdan çıkıyor çünkü sesi üretirken ağzımız açık.
  • Bu sesi üretirken ağzımızın içindeki bir hareket yok. Alt çenemizi genişçe açmamız gerekiyor.

Siz de seslendirdiğimiz bu beş sesi benim gibi sınıflandırabildiniz mi? Bu konuşma seslerinde benim söylemediğim ve sizin fark ettiğiniz başka bir şey varsa, benimle paylaşmayı unutmayın arkadaşlar.

Fonetik ve Söyleyiş Ses Bilgisi

Biraz önce İngilizce ve Türkçe dahil birçok dilde bulunan [ f z h m a ] konuşma seslerinin üretiminde vücudumuzda ne tür fiziksel olayların gerçekleştiğini inceledik ve basit bir şekilde bunları sıralamaya çalıştık. Fark ettiyseniz bazı seslerin üretim aşamalarında ortak noktalar varken, bazı seslerin aşamalarında ise farklılıklar var. İşte konuşma sesi üretimini inceleyen bu bilim dalına İngilizcede Phonetics Türkçede ise Fonetik veya Ses Bilgisi diyoruz.

Fonetik aslında Dil Biliminin bir alt disiplinidir. Fonetik bilim dalı konuşma seslerini fiziksel tarafını incelerken onun kardeşi Phonology Türkçe adıyla Fonoloji veya Ses Bilimi ise konuşma dillerindeki ses oluşumunun nasıl yorumladığımıza bakar ve bunu sistematikleştirmeye çalışır. Biz bu kursta daha çok Fonetik üzerine yoğunlaşacağız ama bazı derslerimizde Fonoloji bilim dalını da ilgilendiren şeyler üzerine konuşacağız.

Fonetik’in kendi içinde üç alt disiplini vardır, bunlar:

  • Articulatory Phonetics Türkçe adıyla Söyleyiş Ses Bilgisi
  • Auditory Phonetics Türkçe adıyla İşitimsel veya Duyumsal Ses Bilgisi
  • Türkçe adıyla Akustik Ses Bilgisi

Articulatory Phonetics Türkçe adıyla Söyleniş Ses Bilgisi veya Anatomik Ses Bilgisi, konuşmacının ses üretiminde hangi organları ve kasları kullandığını inceler ve doğru telaffuz ve ses üretimi için mutlaka uzmanlaşılması gereken bir bilim dalıdır. Auditory Phonetics Türkçe adıyla İşitimsel veya Duyumsal Ses Bilgisi, adından da anlaşılabileceği üzere insanların konuşma seslerini nasıl algıladığını inceleyen bir bilim dalıdır. Acoustic Phonetics Türkçe adıyla Akustik Ses Bilgisi ise konuşma sesinin fiziksel özelliklerini inceleyen bir bilim dalıdır.

Bu kursta biz sadece Articulatory Phonetics yani Söyleyiş Ses Bilgisi veya diğer adıyla Anatomik Ses Bilgisini öğreneceğiz. Kursumuzun ilk bölümünde size yabancı bir dil öğrenmekle bir müzik enstrümanı çalmayı öğrenmek aynı şeydir diye bahsetmiştim. Konuşma sesi üretiminde kullandığımız organlarımızı ve kaslarımızı istediğimiz şekilde kullanamazsak, öğrenmek istediğimiz hedef dili olması gerektiği gibi konuşamayız. Bu dersimizde işte bu organları ve kasları öğreneceğiz.

Soru

Peki size bir soru. İnsanların sadece konuşmak için kullandığı organları var mıdır?

Hayır, sadece konuşmak için kullanılan organlarımız yoktur. Vücudumuzdaki birçok organın birden fazla görevi vardır. Konuşma sesi üretiminde kullanılan tüm organların bizi hayatta tutmak için durmadan yerine getirdiği hayati görevleri de vardır. Konuşmak aslında bu organların ikincil işlevleridir ve bu yıllar süren evrim sonucu gelişmiştir. Konuşma sesi üretimindeki organları biz üç kategori altında topluyoruz (bazı kitaplar ek kategoriler de ekliyor ama biz işi fazla karmaşıklaştırmadan bunları öğrenelim):

  • İlk kategoriye Respiratory System Türkçe adıyla Solunum Sistemi diyoruz. Bu kategorideki organlarımız konuşmak için gereken hava akımının üretimini sağlıyor.
  • İkinci kategoriye Phonatory System Türkçe adıyla Fonatori Sistemi veya Ses İle Alakalı Sistem diyoruz. Bu kategorideki organlarımız hava akımını sese dönüştürüyor.
  • Son kategoriye ise Articulatory System Türkçe adıyla Söyleyiş Sistemi diyoruz. Bu kategorideki organlar ise sesi konuşma sesine dönüştürmekten sorumludur.

İlk olarak konuşma sesi üretiminde büyük öneme sahip, bu üç kategoriyi gelin birlikte inceleyelim. Burada bahsedilen kategorilerin içinde de bazı alt kategoriler olacak ve onları da göreceğiz.

Solunum Sistemi Nedir?

Konuşmak için farkında olmaksa da, tabiri caizse gayret etmemiz gerekiyor. Biz her gün bu efor gerektiren eylemi tamamıyla bilinçsiz bir şekilde gerçekleştiriyoruz.

Soru

Peki size bir sorum olacak. Konuşmak için olmazsa olmaz bir şey var. Sizce bu şey nedir?

Uzaya ve bilime ilgisi olan arkadaşlar bunun cevabını bence kolayca verebilecektir. Sizce neden uzayda hiç ses yoktur? Çünkü uzayda hava yoktur. Hava olmayan yerde ise ses olmaz! O zaman konuşmak için olmazsa olmaz olan şey nedir? Tabii ki oksijen, değil mi? İnanmayan arkadaşlar bir zahmet nefes almadan konuşmaya çalışsınlar, bakalım başarabilecekler mi?

Uzayda neden ses yoktur?
Uzayda neden ses yoktur?

Peki vücudumuza oksijeni sağlayan organlar nelerdir? Cevap olarak akciğerlerimiz diyen arkadaşlar, doğru söylüyorsun ama akciğerlerimiz bu görevi tek başına gerçekleştiremez.

Solunum sistemi kategorisinde bulunan organlarımız vücudumuza oksijeni şu şekilde temin eder:

Solunum Sistemimiz
Solunum Sistemimiz 1
  • Birçoğunuzun bildiğinin aksine akciğerler kendi başlarına havayı içlerine çekemezler. Akciğerlere havayı çeken ve vakum görevini üstlenen organımız diyaframımızdır. Diyaframımızın akciğerlerimiz altında bir kubbe şeklinde olmasının sebebi ise işlevinden dolayıdır. Diyafram bir çeşit kastır ve akciğerlerimizin hem hava pompası hem de vakumudur.
  • Diyaframımızın havayı vakumlaması sonucunda bu hava ilk olarak nefes borusundan aşağıya doğru iner. Akciğerlerimiz bir sağ ve bir sol olmak üzere iki büyük parçadan oluşur. Nefes borusundan aşağı inen havayı bronşlarımız eşit bir şekilde bu iki büyük parçaya dağıtır. Akciğerlerimizin yumuşak ve süngere benzer bir yapısı vardır. Bronşlarımız hem sağ hem de sol akciğerimizin içine kadar devam eder ve akciğer keseciklerine bu çektiği havayı dağıtır.
  • Havayı içinde barındıran akciğerlerimiz hafifçe genişler, akciğerlerimizde yer açan bu genişleme hareketini sağlayan ise göğüs kaslarımızdır. Bu kaslar göğüs kafesimizin arasından geçmektedir.
  • Son olarak bu hayati organlarımızı her türlü darbeden olabildiğince koruyan ve esnek yapıya sahip göğüs kafesimiz diğer kemiklerimizin aksine aynı akciğerlerimiz gibi genişleyip daralabilir.

Eğer bu organlarımızdan herhangi biri bir şekilde zarar görürse, bırakın konuşmayı nefes almak bile zorlaşacaktır. Mesela diyaframınız düzgün çalışmazsa akciğerlerinize oksijen düzgün gitmediği için vantilatöre bağlanmanız gerekebilir. Bu yüzden beni (ve kendinizi) seviyorsanız lütfen sağlığınıza dikkat edin. Mesela sigara içiyorsanız bırakmak için profesyonel destek alın. Ek olarak alkolü de minimuma indirmeye hatta tamamen bırakmaya çalışın arkadaşlar!

Şimdi oksijeni ciğerlerimize çektik ama iş burada yeni başlıyor. Bundan sonra akciğerlerimize çektiğimiz havayı konuşma sesleri üretmek için kullanmamız gerekiyor, değil mi?

Soru

Size bir soru daha. Konuşma sesi üretmek için vücudumuzda bu hava akımını nasıl ve nerede kullanıyor? Konuşma sesleri sadece havayı dışarı iterek mi oluşturulmaktadır?

Hava Akımı Mekanizmaları Nedir?

Solunum sistemimizdeki organlarımız, konuşmak ve hayatta kalmak için gereken hava akımını sağlamaktadır. Solunum sistemimizin konuşma sesi için oluşturduğu hava akımı sadece tek yönlü değildir. Değişik diller değişik hava akımı mekanizmaları kullanır. Toplamda dört mekanizma vardır:

  • Pulmonic Egressive Türkçe adıyla Pulmoner Dış Çıkışlı veya Akciğer Dış Çıkışlı
  • Glottalic Egressive Türkçe adıyla Glotik Dış Çıkışlı veya Gırtlaksı Dış Çıkışlı
  • Glottalic Ingressive Türkçe adıyla Glotik Girişli veya Gırtlaksı Girişli
  • Lingual Ingressive Türkçe adıyla Lingual Girişli veya Dilsel Girişli

İlk kategorideki Pulmoner Dış Çıkışlı hava akımı mekanizmasında, konuşma seslerinin üretiminde hava akımı diyaframın yardımıyla akciğerlerimizden dışarı doğru itilmektedir. Dünya üzerindeki dillerin konuşma seslerinin neredeyse tamamında Pulmoner Dış Çıkışlı hava akımı mekanizmasını kullanır. Mesela İngilizce ve Türkçedeki ünlü seslerin hepsi Pulmoner Dış Çıkışlı seslerdir.

İkinci kategorideki Glotik Dış Çıkışlı hava akımı mekanizmasında, konuşma seslerinin üretiminde ise hava akımı gırtlakta sıkışır ve hafif bir patlamayla dışarı çıkar. Vikipedi’ye göre2 Dünya üzerindeki dillerin sadece %16’sında bu tür sesler kullanılmaktadır. Örnek olarak nefesinizi tutun ve [ t ] sesini telaffuz etmeye çalışın, işte size bir Glotik Dış Çıkışlı ses.

Üçüncü kategorideki Glotik Girişli hava mekanizmasında, konuşma seslerinin üretiminde ise hava akımı gırtakta sıkışır ve konuşma sesi üretilirken bu hava hafif bir şekilde içeriye doğru çekilir. Eğer nefes nefese kaldıktan sonra hiç konuştuysanız veya ağlarken konuşmaya çalıştıysanız işte farkında olmadan Glotik Girişli hava akımı mekanizmasını kullanarak konuşmuşsunuzdur. Vikipediye göre Dünya üzerindeki dillerin sadece %13’ünde bu hava akımı mekanizması kullanarak üretilen ünsüz sesler varmış. Eğer Afrika ülkelerinden Nijer, Nijerya, Sudan veya Kamerun’a giderseniz, orada konuşulan dillerde bu hava akımı mekanizmasının kullanıldığını duyabilirsiniz.

Glotik Girişli Sesler Nedir?
Glotik Girişli Sesler Nedir?

Son kategorideki Lingual Girişli seslerin üretiminde ise hava akımı ağzın içinde ve dilin altında sıkışır ve ağzınızda bir şaklatma sesi oluşturursunuz. Güney Afrika dillerinden Zulu Dilinde bu hava mekanizması kullanılarak konuşulur. Vikipediye göre Dünya üzerinde konuşulan dillerin sadece %2’sinde bu hava mekanizmasını kullanıyor.

Zulu Halkının Konuştuğu Dil
Zulu Halkının Konuştuğu Dil3

Bunca değişik hava mekanizmasından sizin dikkat etmeniz gereken sadece ilk kategorideki Pulmoner Dış Çıkışlı hava akımı mekanizması olacaktır. Elbette fazladan bir şeyler bilmenin bir zararı da yoktur diye düşünüyorum.

Fazladan bilgi demişken insanların akciğer kapasitesinin 3 ila 7 litre arasında olduğunu biliyor muydunuz? Cinsiyetiniz, fiziksel boyutunuz, postürünüz ve genel sıhhatinize göre akciğer kapasiteniz değişiklik gösterebilir. Konuşurken akciğerlerinizdeki havayı hiçbir zaman tamamıyla boşaltmazsınız. Daha önce bahsettiğimiz solunum sistemi kategorisi içerisindeki organlarımız kontrollü bir şekilde konuşma sesi üretimi için havayı kendi ayarlar. Konuşmadığınız zamanlarda ise nefes alıp verme oranın neredeyse eşit sürede devam edecektir. Bir konuşma yaparken nefes alma süreniz kısa olurken nefes verme süreniz duruma göre bunun sekiz katı uzunlukta olabilir. Eğer eğitimli bir sanatçı iseniz, diyaframınızı eğiterek tek bir nefesle oldukça uzun bir süre konuşabilir veya şarkı söyleyebilirsiniz.

Biraz konu dışı olacak ama eğer hiç panik atak geçirdiyseniz, hiper ventilasyon – yani nefes nefese kalma hissi – yaşamanızın sebebi ise vücudunuzda çok fazla oksijen ve çok az karbondioksit olmasından dolayıdır. Eğer burnunuzdan aynı uzunlukta ve yavaşça (mesela beş saniye sürecek şekilde) birkaç kere nefes alıp verirseniz, bir süre sonra sakinleşecek ve vücudunuz normale dönecek.

Fonatori Sistemi Nedir?

Biraz önce solunum sisteminin ses üretmek için gereken ilk şey olan hava akımını sağladığını öğrenmiştik. Hava akımı mekanizmasının da kendi içerisinde dört çeşidi olduğunu öğrendik. İngilizcede ve Türkçede Pulmoner Dış Çıkışlı hava akımı mekanizmasıyla, yani akciğerlerimizden havanın dışarı itilmesiyle sesler oluşturduğumuzu öğrendik. Şimdi ise oluşturduğumuz sesi konuşma sesine dönüştürecek olan Fonatori Sistemi içerisindeki organlarımızı inceleyelim.

Phonatory (Fonatori) kelimesi Latince Phone yani Ses kelimesinden gelmektedir. Zaten Fonoloji nedir diye konuştuğumuzda bunu size açıklamıştım. İngilizcedeki < -atory > son eki ise ile alakalı anlamında kullanılır. O zaman Fonatori kelimesini Türkçeye Ses ile Alakalı Sistem olarak ta çevirebiliriz.

Fonatori Sistemi içerisinde iki önemli organ vardır:

Fonatori Sistemi Nedir?
Fonatori Sistemi Nedir?4
  • Fonatori Sistemindeki ana organ Larynx Türkçe adıyla Larinks, Gırtlak veya Ses Borusu dur.
  • Gırtlağın içerisinde ise Vocal Folds Türkçe adıyla Ses Telleri vardır ve bu organ hava akımını manipüle edip sese dönüştürür.

Solunum Sisteminden hatırlarsanız havayı içeri çekerken bronşlarımız havayı eşit olarak iki akciğerimizde bulunan akciğer keseciklerine paylaştırıyordu. İngilizce’deki konuşma sesleri Pulmoner Dış Çıkışlı olduğu için akciğer keseciklerindenki havayı bronşlarımız tekrar alıyor ve Trachea Türkçe adıyla nefes borusuna geliyor. Bilmeyenler için, nefes borusu ortalama 11 santimetre uzunlukta ve 2,5 santimetre genişliktedir.

Eğer okulda hiç anatomi dersi aldıysanız, nefes borusunun etrafını saran yüzük şeklinde kıkırdakları görmüşsünüzdür. Bu kıkırdaklar vücudumuzdaki diğer kemiklerle aynı yapıya sahiptir ama çok daha yumuşaktır. İşte nefes borusunun tam üstünde biraz önce bahsettiğimiz Fonatori Sistemin ana organı olan Larynx Türkçe adıyla Gırtlak vardır. Gırtlak dediğimiz organ ise bir kutuya benzer bir şekile sahiptir ve birden fazla kıkırdaktan oluşur. Nefes borusunun en üstünde bulunan büyük kıkırdağa Cricoid cartilage Türkçe adıyla krikoid kıkırdağı diyoruz. Krikoid kıkırdağının biraz altında ve boğazımızın önünde ise iki düz levhamsı kıkırdak vardır, bu kıkırdağın adı ise Thyroid cartilage Türkçe adıyla tiroid kıkırdağı dır. Eğer hastaneye tiroid hormonlarınızı kontrol etmeye gidecekseniz ve tiroid bezleriniz nerede hiç merak ettiyseniz işte bu kıkırdakların hemen altında bulunurlar.

Ses Telleri Nedir?

Hatırlarsanız tiroid kıkırdağının bir diğer adı Adem elmasıydı. Adem elması bazı insanların düşündüğünün aksine sadece erkekler değil kadınlarda da vardır. Kadınlardaki adem elması biraz daha küçüktür ve elle hissedilmesi biraz daha zordur. Tiroid kıkırdağımız konuştuğumuz veya yutkunduğumuz sırada yukarı doğru hareket eder. Bu kıkırdağın en önemli görevlerinden birisi ise gırtlakta bulunan ses tellerimizi koruma görevidir.

Soru

Size bir sorum var. Daha önce hiç ses tellerini canlı olarak gördünüz mü? Neye benziyorlar?

Şimdi size oldukça ilginç bir video göstermek istiyorum. İzleyeceğimiz görüntüde birazdan detaylıca inceleyeceğimiz ve fonatori sisteminde bulunan ses tellerimizi göreceksiniz. Bu video bir Laryngoscope Türkçe adıyla Larengoskop aletiyle çekilmiştir. Bu medikal makina iki kalem kalınlığında uzun bir borudur ve ucunda bir kamera vardır. Ses tellerini incelemek veya gırtlaktaki bir hastalığın teşhisini koymak için kullanılır. Bu video görüntüsünde ses tellerimizin üsten görüntüsünü görecek ve ses üretimi sırasında nasıl hareket ettiğini göreceksiniz. (Lütfen bu bölümü yukarıdaki videodan izleyin).

Ses telleri oldukça ilginç bir organ değil mi? Ses tellerimizin aslında ilk amacı ses üretmek değildir. Yemek yediğimiz veya bir şey içtiğimiz sırada bu maddelerin soluk borumuza ve daha sonra akciğerlerimize girmesini engeller. Nefes borusuna oksijen haricinde başka bir şey girmemelidir.

Eğer vücut geliştirme yapıyorsanız, ağırlık kaldırdığınız sırada nefesinizi mutlaka tutmuşsunuzdur. Aslında nefes tutmak dediğimiz şey ses tellerinin kapanmasıdır. Bir ağırlık kaldırırken nefesimizi tuttuğumuzda aslında omurgamızı sabitliyoruz ve karın için basıncını arttırıyoruz5. Bu nefes tutma manevranın adına Valsalva Manevrası denir. Ses tellerimiz bu tür hayati işlevleri yerine getirmek dışında bir de konuşma ses üretimini sağlıyor!

Ses Telleri Nedir ?
Ses Telleri Nedir?6

Peki ses telleri tam olarak nedir? Ses telleri dediğimiz şey aslında birden fazla lifli doku tabakasıyla sarılı bir kastır. Larengoskopi ile çekilmiş videoda da gördüğümüz üzere bu organımızda boyutları birbirine yakın iki üçgenimsi kıvrım görebilirsiniz. İngilizcede bu kıvrımlara Fold Türkçede ise Kıvrım deniliyor. Hatırlarsanız Ses Telleri İngilizcede Vocal Folds du. Bence Türkçede bu organa verilen ad hatalı ve güncellenmesi gerekiyor. Bu iki üçgenimsi kıvrım pembe renkte bir dokudur ve uçları kalın ve beyazdır. İngilizcede bu beyaz kalın  dokulara Vocal Ligaments Türkçe adıyla Vokal Kirişler veya Ses Kirişleri denmektedir. Ses sanatçıları ses tellerini çok kullandıkları zaman işte bu vokal kirişlerde ödem oluşabiliyor ve bu şarkı söylemelerini engel olabiliyor. Neyse ki yeterli istirahat ve düzgün beslenmeyle birlikte bu ödem iyileşiyor ve tekrar mesleklerini icra edebiliyorlar.

Soru

Videodan da hatırlıyorsanız konuşma sırasında ses tellerimiz nasıl hareket ediyor? Peki, sadece nefes alıp verdiğimizde ses tellerimiz nasıl hareket ediyor?

Larengoskopi ile çekilmiş videoda şarkıcı bazen bir ünlü ses üretiyor bazense sadece nefes alıyordu. Eğer fark ettiyseniz bir ses ürettiğiniz sırada ses tellerinin iki üçgenimsi dokusuna bağlı vokal kirişler çok hızlı bir şekilde açılıp kapanıyordu. Sadece nefes alıp verdiğimiz de ise vokal kirişler hareket etmiyor.

Soru

“Vokal kirişler” ses üretiminde sizce saniyede kaç kere açılıp kapanıyor?

Vokal kirişlerin ses üretiminde açılıp kapanması cinsiyete ve yaşa göre değişmektedir. Mesela kadınların vokal kirişleri saniyede ortalama 250 kere açılıp kapanabiliyorken erkeklerin vokal kirişleri saniyede ortalama 150 kere açılıp kapanıyor. Hem erkek hem de kız çocukların vokal kirişleri ise yetişkin kadınlardan bile daha fazla açılıp kapanabiliyor. İzlediğimiz videoda sanki vokal kirişler çok yavaş bir şekilde ve çok az açılıp kapanıyor gibi gözüküyordu. Bunun sebebi ise bu videoyu çeken alette kulanılan kameranın oldukça basit bir kamera olmasından ötürüdür. Olur da ileride ağır çekim yapabilen aletler nefes borusuna girebilecek kadar küçülürse, o zaman bu hızı daha net bir şekilde görebilirsiniz.

Videoda gördüğümüz vokal kirişlerin hareket etmesi ve bu sırada oluşan ses üretimine İngilizcede Phonation Türkçe adıyla Sesleme veya Fonasyon diyoruz. Vokal kirişlerin çok hızlı bir şekilde açılıp kapanmasını sağlayan şey Laryngeal Muscles Türkçe adıyla Gırtlak Kaslarına giden Solunum Sisteminde bahsettiğim hava akımı dır.

Sesleme Nedir?

Sesleme dediğimiz şey gırtlakta gerçekleşen vakum olaydır. Bu işlem sırasında kuvvetlerin değişimi dediğimiz bir olay gerçekleşiyor.

  • Ses üretimi sırasında ilk olarak iki aritenoid kıkırdağımız birbirine doğru basıyor, böylece ses telleri, o iki üçgemsi pembe doku birbirine hafifçe değiyor ve aralarındaki boşluk kapanıyor.
  • Daha sonra akciğerlerimizden dışarı ittiğimiz hava akımı tekrar ses tellerini yanlara itip açıyor ve hava akımı dışarı çıkıyor.
  • Bundan hemen sonra o iki üçgenimsi doku tekrar bir araya geliyor. Bu iki üçgenimsi doku oldukça yumuşak ve elastik bir yapıya sahiptir. Bu açılıp kapanma işlemi sırasında bu doku lastik gibi esneyebiliyor ve gelen hava akımı sonucunda gırtlakta bir çeşit vakum oluşuyor.

Eğer Bernoulli Prensibini nedir biliyorsanız işte oluşan vakum bu prensipte anlatılana benzemektedir. Yan yana hızlı bir şekilde ters yönde ilerleyen iki trenin geçmesi sonucunda ortalarında oluşan vakum etkisi de seslemedeki vakum gibidir. Bu bahsettiğim olayın bir saniye içerisinde 150 ila 250 kere gerçekleştiğini hayal edin, işte Phonation yani Sesleme dediğimiz şey budur.

Dersimizin en başında hatırlarsanız bazı sesleri seslendirirken parmağınızı gırtlağınıza dokunarak seslendirmenizi istemiştim. Bazı seslerde gırtlağımızda hareket varken bazı seslerde hareket yoktu. Ses tellerinde hareket ile oluşan seslere Titreşimli sesler, hareket olmadan oluşan seslere ise Titreşimsiz sesler diyoruz. Konuşmacının fiziksel özelliği, cinsiyeti, yaşı, konuşmanın türü ve üretilen konuşma seslerine bağlı olarak ses tellerimizdeki hareket değişmektedir.

Evet, artık son kategorimiz olan Articulatory System Türkçe adıyla Söyleniş Sistemi ne geçebiliriz.

Söyleniş Sistemi Nedir?

Evet, dışarıdaki oksijeni akciğerlerimize çektik. Solunum sistemimiz hayatta kalmamız için gereken oksijeni kendine ayarladı ve konuşma sesi üretmek için gereken hava akımını ise soluk borusuna doğru geri itti. Ses tellerimiz çıkarmak istediğimiz konuşma sesinin titreşimli mi yoksa titreşimsiz mi olduğuna karar verdi. Gırtlak kaslarımız ses tellerimizi oluşturan iki üçgenimsi yapıyı açıp kapamaya başladı ve sesleme olayı gerçekleşti. İşte son aşamada ise buradan yukarı itilen hava söyleniş sistemindeki organlarımız devreye sokacak. Söyleniş sistemi organları veya diğer adıyla ses yolunda üretilmek istenen konuşma sesine göre hava akımı manipülasyonu son halini alacak.

Söyleniş Sistemi Nedir?
Söyleniş Sistemi Nedir?7

Vocal Tract Türkçe adıyla Ses Yolu, ağız içindeki üç boşluktan ve aktif ile pasif artikülatörden meydana gelmektedir. Bu üç boşluk nedir diye sorarsanız bunlar ağız boşluğu, burun boşluğu ve gırtlak boşluğudur. Tüm bu boşluklar aynı müzikal enstrümanlar gibi ses tellerinden gelen hareket ile rezonans üreten haznelerdir. Eğer bu rezonans boşluklarında bir şekil değişikliği veya hastalıktan ötürü bir tıkanma veya ödem oluşma durumu olursa o zaman konuşma sesinin kalitesi de değişir. Mesela grip olduğunuzda burun boşluğundaki sesler daha bozuk çıkar ve anlaşılması zor olur. Faranjit olduğunuzda ise gırtlak boşluğundaki sesleri üretirken zorluk veya acı çekebilirsiniz. Ağız boşluğunda oluşan bir diş ödemi veya diş hasarı sonucunda ise belli harfleri ya bozuk üretirsiniz yada hiç üretemezsiniz.

  • İngilizcedeki konuşma seslerin büyük bir kısmı ağız boşluğunda oluşur.
  • Burun boşluğunda oluşan sesler ise /m/ , /n/ ve /ŋ/ sesleridir.
  • Gırtlak boşluğunda oluşturulan tek bir ses vardır o da /h/ sesidir.

Bahsi geçen tüm bu ünlü ve ünsüz sesleri ilerleyen derslerimizde detaylı bir şekilde göreceğiz ama öncelikle ses yolunda bulunan aktif ve pasif artikülatörlerimizi görelim.

Aktif ve Pasif Artikülatörler

Ses Yolunda aktif artikülatörler içerisinde bulunan organlarımız şöyledir:

  • İngilizcede Velum (Soft Palate) diğer adıyla Yumuşak Damak veya Damak Eteği, ağzımızın en arkasında küçük dilimizin de bağlı olduğu yumuşak dokudur.
  • Dilimiz ve üstünde, önünde veya arkasında bulunan değişik noktalardır.
  • Dudaklarımıza verdiğimiz şekillerdir.
  • Son olaraksa alt çenemiz yada terminolojik adıyla mandibüla da birer aktif artikülatördür.

Ses Yolunda pasif artikülatör içerisinde bulunan organlarımız ise şöyledir:

  • Biraz önce aktif artikülatörlerde bahsettiğim Velum Türkçe adıyla Yumuşak Damağa bağlı olan Uvula yani küçük dilimizdir.
  • Dilimizin hemen üstündeki Palate Türkçe adıyla Damak dır.
  • Üst dişlerin hemen arkasındaki alan olan Alveolar Ridge Türkçe adıyla Dişseti dir.
  • Dişsetinin hemen önündeki dişlerimiz de pasif artikülatörlerin bir parçasıdır.

Gırtlağımızdan yukarı doğru çıkan hava akımı ağız boşluğu içerisinde bu bahsettiğim pasif ve aktif artikülatörler sayesinde manipülasyona uğrar ve aklımızdan geçirdiğimiz konuşma sesini üretmemizi sağlar. Hava akımının ağız boşluğuna geçebilmesi için velum yani yumaşak damağımız, biz tam olarak hissetmesekte, hafif yukarı kalkar böylece hava akımı ağız boşluğuna doğru yönelir. Burun boşluğu sesleri içinse bu yumuşak damağımız aşağı doğru iner ve gırtlaktan gelen hava akımı ağız yerine burun boşluğuna yönelir. Bazı durumlarda velum tam olarak yükselmez veya tam olarak inmez ve hem ağız boşluğu hem de burun boşluğunda aynı anda bir ses üretilebilir. İngilizcede bu tür sesler olmadığı için buna dikkat etmenize gerek yok.

Bazı Avrupa dillerinde, mesela Almanca’da, yumuşak damağımıza bağlı olan uvula Türkçe adıyla küçük dilimizde titreşim gerçekleştirir. Gargara yaptığınız sırada küçük dilimiz nasıl hareket ediyorsa bu seslerde bu şekilde üretilir. İngilizce’de ve Türkçede bu tür konuşma sesleri yoktur.

Dilimizin üstündeki palate Türkçe adıyla damak sert bir dokudur. İşte bu dokunun üst dişlerin arkasındaki tarafına alveolar ridge Türkçe adıyla dişseti denir. İngilizcedeki /t/ ve /s/ sesleri dilimizi bu noktaya getirdiğimizde üretilen konuşma sesleridir.

Bu dersin başında gördüğümüz ve sizin de üretmenizi istediğim ilk örnekteki konuşma sesi olan /f/ sesi ise biraz önce bahsettiğim dişsetinin önünde bulunan dişlerde üretilir. İngilizcede dilimizi dişsetine ve dişe dokundurarak ürettiğimiz, Türkçe konuşanların oldukça zorlandığı ve genellikle hatalı ürettiği thigh kelimesindeki /θ/ ve they kelimesindeki /ð/ sesleri bu ses çıkarma noktasında oluşturulur. Türk öğrencilerimin neredeyse hepsi bu iki farklı sesi Türkçedeki /d/ sesi olarak üretiyor, oysaki bu yanlıştır. Ünsüz seslerin üretiminde bunları detaylı olarak inceleyeceğiz ve pratik yapacağız, merak etmeyin.

Dudaklarımız da konuşma sesi üretiminde çok önemli bir rol oynamaktadır ve bu yüzden aktif artikülatör kategorisinde bulunan organlarımızdan biridir. Dudaklarımızı açıp kapayarak ve değişik şekillere, mesela O şekline sokarak ağız yolundan çıkan hava akımını yavaşlatabilir veya durdurabiliriz. Mesela biraz önce gördüğümüz /f/ sesinde hava akımı dudaklardan ötürü dar bir alanda sızarak çıkıyor. Eğer /p/ sesini üretmek istiyorsanız dudaklarımızı kapayıp açıyor ve patlamalı bir ses üretiyoruz. Hem İngilizce hem de Türkçe konuşma sesi üretiminde dudakların rolü çok fazladır.

Soru

Peki, alt çenemizin konuşma sesi üretiminde önemi ne olabilir? Alt çenemizi hangi seslerin üretiminde ne amaçla kullanıyoruz?

Mandibüla yani alt çenemiz de konuşma sesi üretiminde önemlidir. Mesela ünlü seslerin üretiminde ağzımızı açtığımızda dil pozisyonumuz da bundan etkileniyor ve ona göre istediğim ünlü sesi üretiyoruz.

İngilizcedeki bazı ünlü sesler her ne kadar kulağımıza Türkçede varmış gibi gözükse de, aslında yoktur. Mesela İngilizcedeki hot ve bought kelimelerindeki /ɑ/ sesi Türkçede kullanılmamaktadır. Türkçede bunu benzer olarak /a/ sesi vardır ama bu iki seste dil pozisyonumuz farklıdır. Her iki seste de çenemizi genişçe açıyoruz ama İngilizcedeki /ɑ/ sesinde dilimizi veluma yani yumuşak damağımıza iyice yaklaştırıyoruz. Türkçedeki /a/ sesinde ise dilimiz alt dişlerimize yakınlaştırıyoruz. Bu çok küçük bir detay gibi gözüküyor ama bunun gibi küçük detaylarla dolu bir kelimeyi veya bir cümleyi telaffuz etmeye başladığınızda o zaman farkı daha net görüyorsunuz.

En Önemli Aktif Artikülatör

Son olaraksa belki de en önemli aktif artikülatörümüz olanı dilimizi inceleyelim. Bu organımız en önemli artikülatör olmakla birlikte içlerinden en karmaşık olanıdır. Dilimizin neredeyse tamamı bir kastır ve çok yönlüdür. Dilimiz üretmek istediğimiz konuşma sesleri için çok değişik şekillere girebilir. Eğer hatırlarsanız Neden İngilizce Konuşamıyorum8 kursumuzda dilimizi bir gitarın tellerine benzetmiştim. Gitarın tellerine nasıl dokunursanız ses bir o kadar farklı çıkar. Dilimizi de diğer pasif artikülatörlere nasıl dokundurur ve şekile sokarsanız ona göre farklı konuşma sesleri üretirsiniz.

Soru

Konuşma sesi üretiminde sizce dilimizin neresini kullanıyoruz, hiç düşündünüz mü?

Dilimiz ve Ses Üretimi
Dilimiz ve Ses Üretimi9

Bizler dilimizin sadece ucu ile değil diğer bölgeleri ile de konuşma sesleri üretebiliriz. İlk başta dilimizdeki bu yerleri bir görelim:

  • Dilimizin en ön noktasına İngilizcede Tip Türkçede diyoruz.
  • Dil ucunun hemen arkasındaki geniş bölgeye İngilizcede Blade Türkçede ise Bıçak diyoruz.
  • Dilin ön-ortasında bulunan yere İngilizcede Front Türkçede Ön diyoruz.
  • Dilin arkaya doğru giden kısmına ise İngilizcede Back Türkçede Geri veya Arka diyoruz.
  • Dilimizin kökün yani en arkada – gırtlağın zıttında bulunan kısma ise İngilizcede Root Türkçede ise Kök diyoruz.

Sanılanın aksine bir sesin üretiminde sadece dilimizin ucunu kullanmıyoruz, bu bahsettiğimiz tüm noktaları kullanıyoruz. Mesela İngilizcedeki  hoe ve boat kelimelerindeki /o/ sesi için dilin arka kısmını veluma yani yumuşak damağa çok yaklaştırarak üretiyoruz. Lütfen bu sesi Türkçedeki < Oo > harfi ile karıştırmayın, çünkü aynı değildir. Aynı şekilde İngilizcedeki hood ve book kelimelerindeki /ʊ/ sesinin üretiminde dilin ön kısmını damağa doğru yaklaştırmamız gerekiyor. Eminim İngilizce ile Türkçe arasındaki bu artikülasyon farklılıklarını daha önce hiç fark etmemişsinizdir.

Böylece konuşma seslerinin nasıl üretildiğini öğrendiniz arkadaşlar. Bu dersimiz biraz teori ağırlıklıydı ama mutlaka öğrenmeniz gereken bilgilerdi. Bu dersi video ile takip edenler, yaptığı testten kaç puan aldılarsa lütfen paylaşsınlar. Aşağıdan ödevlerinizi öğrenip yapmayı da unutmayın. Sonraki dersimizde görüşürüz!

Do Your HomeworkÖdev Zamanı

Süpersin! Şimdi ödev zamanı:

Learn New VocabularyGenel tekrar testi

Download PDF FilePDF dosyaları indir

Do Article ExercisesEk Alıştırmalar (Yapılıyor)

Discuss This ArticleDers hakkında sohbet et

Dipnotlar
  1. By LadyofHats, Jmarchn – The image i did myself as sources i used the books: Sobotta “atlas der anatomie des menschen” ISBN. 3 541 02828 9 , Churchill livingstone “gray’s anatomy” ISBN. 0 433 01505 8, Interamericana. McGraw-hill “atlas forografico de anatomia del cuerpo humano” ISBN. 968 25 1677 3. Also used several online diagrams like ([1] and [2]) Image renamed from Respiratory system complete.svg, Public Domain, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=3945169[]
  2. “Airstream mechanism” Wikipedia, Wikimedia Foundation, 29 December 2021, https://en.wikipedia.org/wiki/Airstream_mechanism[]
  3. By Retlaw Snellac Photography from Belgium – south africa – zulu reed dance ceremony, CC BY 2.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=78439279[]
  4. By Internet Archive Book Images – https://www.flickr.com/photos/internetarchivebookimages/14763968122/Source book page: https://archive.org/stream/landmarkssurface00rawl/landmarkssurface00rawl#page/n48/mode/1up, No restrictions, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=44010732[]
  5. Nilson, K. (2021, April 6). “Why do powerlifters hold their breath? (5 benefits)”. PowerliftingTechnique.com https://powerliftingtechnique.com/why-do-powerlifters-hold-their-breath/[]
  6. By Sandrarossi – Own work, CC BY-SA 4.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=81403628[]
  7. Credit: CLAUS LUNAU / SCIENCE PHOTO LIBRARY
    https://www.sciencephoto.com/media/549371/view[]
  8. Bakınız: “Neden İngilizce Konuşamıyorum: İngilizce Aksanımı Nasıl Düzeltebilirim?”[]
  9. By OpenStax – https://cnx.org/contents/FPtK1zmh@8.25:fEI3C8Ot@10/PrefaceVersion 8.25 from the TextbookOpenStax Anatomy and PhysiologyPublished May 18, 2016, CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=64290574
    By OpenStax – https://cnx.org/contents/FPtK1zmh@8.25:fEI3C8Ot@10/PrefaceVersion 8.25 from the TextbookOpenStax Anatomy and PhysiologyPublished May 18, 2016, CC BY 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=64290573[]
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör