Neden İngilizce Öğrenmek İstiyorsun?

Neden İngilizce Öğrenmek İstiyorsun?

Bu makaledeki konu başlıkları:

Konuya Atla Yanlış Sebeplerle Öğrenmek

Konuya Atla İngilizceye Yüzeysel Bakmak

Konuya Atla Yabancı Dil Öğrenmek Nedir?

Konuya Atla Dil Öğrenirken Dikkat Edin

Konuya Atla Ödev Zamanı

Download PDF FilePDF İndir

Bu dersin PDF’leri ücretsizdir, ama dosyaları:

Don’t Do TheseBaşka yere yükleme

Do TheseÇıktı alabilirsin

Do TheseDers sayfasını paylaş

PDF’ler için kayıt ol veya giriş yap

Yanlış Sebeplerle İngilizce Öğrenmek

İngilizce öğrenmeye henüz başlamadıysanız yada uzun süredir bir ilerleme kaydedemediyseniz, size çok önemli bir sorum olacak. Neden İngilizce öğrenmek istiyorsunuz?

İngilizce, dil bilgisi karmaşık ve bol istisnalı kuralları olan bir yabancı dildir. Bu dili öğrenme amacınız nedir? Bir şirkette çalıştığınızı varsayalım, işiniz gereği mi öğrenmek istiyorsunuz? Çalıştığınız şirkette İngilizce konuşabilmeniz mi lazım? Herhangi bir İngilizce yeterlilik sınavından belli bir puan alarak ek ikramiye mi almayı hedefliyorsunuz?

İngilizce Öğrenme Motivasyonunuz Nedir?
İngilizce Öğrenme Motivasyonunuz Nedir?

Diyelim ki üniversite öğrencisisiniz. Derslerinizin hepsi İngilizce işleniyor. Başka çareniz olmadığı için mi bu dili öğrenmeye çalışıyorsunuz? Belki hazırlık sınıfı öğrencisisiniz ve İngilizceyi öğrenmekten ve sizi bekleyen İngilizce Yeterlilik sınavını geçmekten başka çareniz yok. Sizin için İngilizce aşılması imkansız bir duvar mı?

Peki, sizin bu düşüncelerinizle ilgili kendi görüşümü de söyleyebilir miyim? Sizce bu tür sebeplerle İngilizce öğrenmeye çalışan insanlara ne tür cevabım olabilir? Sizce bir öğretmen olarak onları destekler miyim? Size biraz daha çalışırsan o sınavı geçebilirsin veya haftada 500 kelime ezberlersen İngilizceyi çözdün sayılır gibi söylemlerde mi bulunmamı istiyorsunuz? O tür düşünceleriniz varsa kesinlikle yanlış sebeplerle bir yabancı dil öğreniyorsunuz der ve yol yakınken başka şeylerle meşgul olmanızı tavsiye ederim.  

İngilizceye Yüzeysel Bakmayın

Evet, bu sözlerim bazı insanlara sert gelebilir ama böyle bir tavır takınmamın çok mantıklı bir açıklaması var. Birçoğumuz İngilizceye veya herhangi bir yabancı dile çok yüzeysel bakıyoruz. Nasıl mı yüzeysel bakıyoruz? İngilizcenin okyanusun içerisindeki bir buzdağı olduğunu hayal edelim. Çoğumuz bu buzdağının su üstündeki kısmını görüyoruz, ama bu kısım İngilizcenin sadece %20’lik kısmını oluşturuyor. Geriye kalan %80’lik kısmını düşünmüyoruz. Kesin aklınızdan bu %20’lik kısım ve %80’lik kısım nedir diye sorular geçiyordur, merak etmeyin o sorunun cevabına birazdan değineceğim.

Yabancı bir dil öğrenmekte bir köşede dursun, ilk olarak kendi ana dilimize odaklanalım, olur mu? Bu video dersini izleyenlerin ana dili ister Türkçe ister başka bir dil olsun, birazdan diyeceklerim herkes için geçerlidir.

Ana diliniz sizin için ne kadar önemli?
Ana diliniz ne kadar önemli?

Şu an kullandığınız ana diliniz sizin için ne kadar önemli? Ne zaman bu dile ihtiyaç duyuyorsunuz? Ana dilinizi neredeyse her zaman ve her yerde kullanıyorsunuz, değil mi? Aile yakınlarınızla bu dili konuşuyorsunuz. Arkadaşlarınızla ve meslektaşlarınızla da aynı dili konuşuyorsun. Eğer ana vatanınızda yaşıyorsanız, sabah kalktığınızda televizyonu açıyor ve haberleri bu dilde izliyorsunuz. İnternette gezinirken anadilinizde makaleler okuyorsunuz ve videolar izliyorsunuz. Alışverişe çıktığınızda pazardaki satıcıyla da bu dilde pazarlık yapmaya çalışıyorsunuz. Ana dilimiz hayatımızı, ilişkilerimizi ve bulunduğumuz ülkenin kültürünü oluşturuyor. Kısacası, ana diliniz sizin her şeyiniz, değil mi?

Peki ana dili İngilizce olan birisini düşünün. İngiltere’de veya Amerika Birleşik Devletleri’nde bir yaşayan bir adam olabilir. O adam da bizim yaşadıklarımızı yaşıyor. Ailesi, arkadaşları ve meslektaşlarıyla İngilizce konuşuyor. Sabah kalktığında haberleri İngilizce izliyor, İngilizce müzik dinliyor veya bir gazete okuyor. Bulunduğu ortamlarda onun için İngilizce olmazsa olmaz bir şey. İngilizce onun için dil bilgisel kuramlardan veya her hafta ezberlenilen kelime ve cümle kalıplarından çok daha fazlası. Bu bahsettiklerim çok tanıdık geldi, değil mi?

Yabancı Dil Öğrenmek Nedir?

Şimdi okyanustaki buzdağı örneğine geri dönelim. İngilizceyle boğuşan birçok öğrencim, işte bu buzdağının sadece %20’lik kısmını kapsayan; ezberlenilmesi gereken kelimeler, öğrenilmesi gereken dilbilgisi kuralları ve cümle kalıplarına odaklanıyor. Onlara İngilizce nedir diye sorsanız her şey bu bahsettiğim %20’lık kısımdan ibarettir. Bir kitabın sadece kapağına bakarak, iyi veya kötü bir kitap olduğuna karar vermeniz ne kadar yanlışsa, İngilizcenin bu %20’lik kısmına odaklanıp geri kalan kısmı görmezden gelmek te bir o kadar yanlıştır. Kendimizi bu önyargılardan arındıralım ve okyanus içine dalalım, böylece geri kalan %80’lik kısmın bilincinde olalım. Suyun içinde kalan kısımda daha önce aklınızın ucundan bile geçirmediğiniz şeyler göreceksiniz.

Don't Look at English Superficially
İngilizce’ye Yüzeysel Bakmayın

Dil dediğimiz şey bir ülkenin kültürüdür, o ülkeyi temsil eden ilk unsurdur. İnsanlar hayatlarının her saniyesini konuştuğu dille yaşar. İnsanlar bu dille kendi aralarında iletişim halinde olurlar, geleneklerini bu dil aracılığıyla gerçekleştirirler ve hayata tutunurlar. Ülkelerinin tarihlerini sayfalara bu dille yazarlar. Bir erkek bir kıza konuştuğu dil ile evlilik teklif eder. Ebeveynler çocuklarına kendi kültürlerini ve yaşamlarını bu dil ile onlara aşılarlar. Dil dediğimiz şey ne kadar zengin ve bir o kadar da ilginç bir şeymiş, değil mi? Peki, siz İngilizce öğrenmeye çalışırken neden bu gerçeği göz ardı ediyorsunuz? Nasıl hala %20’lik kısma odaklanabiliyorsunuz?

Dil Öğrenirken Şunlara Dikkat Edin

Anadiliniz sizin için ezberlenilmesi gereken kelimeler, öğrenilmesi gereken dilbilgisi kuralları ve cümle kalıplarından ibaret değildir. Yabancı bir dil öğrendiğiniz zaman o dilin getirdiği kültürü ve insanları da hayatınızın bir parçası haline getiriyorsunuz. Bir dil bir insandır diye bir söz vardır. Aslında birçok insan bu sözü yanlış anlıyor. Yeni bir dil öğrendiğinizde farkında olmaksızın o dilin ait olduğu ülkede kendinize ait bir kopyanızı bırakıyorsunuz. Ne zaman İngilizce konuşmaya başlasanız bu insanların kültürüne bürünüyorsunuz. Farkında olmadan farklı ve yeni bir insana dönüşüyorsunuz. İşte bir dil bir insan sözünün asıl anlamı budur. Ama o yeni kopyanız da sizin gibi ilgiye muhtaçtır. Ona gerekli insani ve kültürel etkileşimi sağlamazsanız bir süre sonra yeryüzünden silinip gidecektir.

Bir Dil Bir İnsandır

Bundan sonra ne yapmam gerekiyor ki öğrendiğim bu dile haksızlık etmeyeyim? diye bir soru aklınızdan geçerse, size cevabımı söyleyeyim. Bundan sonra öğrenmeye çalıştığınız bir yabancı dilin, canlık bir varlık olduğunu ve o ülkenin kültürünü, insanlarını ve tarihini oluşturduğunu unutmayın. Önyargılarınızdan ve yüzeysel dil öğrenme amaçlarınızı bir köşeye bırakın.

Kişisel hırs, mevki, makam ve maddi kazanç için oluşturulan hedefler uzun vadeli olmaz. Bu tür hedefler size faydadan çok zarar verir. İngilizceyi veya herhangi bir yabancı dili daha yakından tanımak istediğiniz ve iletişim kurmak istediğiniz yeni bir arkadaş olarak görün. Bu arkadaşınızın kültürü ve kullandığı dil sizin anadilinizden ve kültürünüzden çok farklı olabilir, ama bu bir sorun değil. Zamanla onu daha iyi anlayabilecek hale geleceksiniz. Arkadaşınızla iyi bir bağ kurduğunuzda ve onu anlayabilir hale geldiğinizde, o size daha önce varlığından bile haberdar olmadığınız yeni ve gizemli bir Dünya’nın kapılarını açacak.

Do Your HomeworkÖdev Zamanı

Süpersin! Şimdi ödev zamanı:

Learn New VocabularyGenel tekrar testi (Türkçe)

Download PDF FilePDF dosyaları indir

Do Article ExercisesGenel tekrar testi (İngilizce)

Discuss This ArticleDers hakkında sohbet et

guest
2 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör